Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/01/2014
Numarası : 2012/1002-2014/30
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini, bunun üzerine işe iade davası açtığı ve davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine davalı işyerine işe başlamak için başvurdurduğunu fakat işe başlatılmadığını, bunun üzerine davacı kıdem ve ihbar tazminatı farkı, 4 aylık ücret, 15 günlük izin(sözleşmeye göre) ücreti, işe başlatmama tazminatı ve yemek parası alacaklarının tahsili için Adana 12. İcra Müdürlüğünün 16.03.2012 tarih ve 2012/2374 Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini ve davalının bu takibe ilişkin 4 aylık ücret alacağı dışında itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının işe davet edildiği halde işe başlamadığını, bu süreçte istenen sağlık raporuna göre uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğini, devamsızlık yaptığını ve tüm bu nedenlerle iş akdinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece itirazın kısmen iptali ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan iş akdi çerçevesinde davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesi ile davacı ile yapmış oldukları iş sözleşmesi gereği 6 ayda bir defa 15 günlük izin hakkı bulunduğunu iddia ederek yıllık izin ücreti talep etmiştir. Bilirkişi tarafından yıllık izin ücreti hesaplanırken taraflar arasında yapılan sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmadığı, fakat yurtdışında çalışan Türk işçilere yönelik genel olarak bu şekilde bir uygulama bulunduğu gerekçesi ile talep gibi hesaplama yapılmıştır. Gerçektende taraflarca imzalanan 06.03.2008 tarihli iş sözleşmesinin "yıllık ücretli izin" başlıklı 10. maddesine göre yıllık izinin çalışılan ülkenin mevzuatına göre ayarlanacağı düzenlenmiş olup, dosya içerisinde davacının iddia ettiği şekilde bir işyeri uygulaması olduğuna dair başka bir kanıtta bulunmamaktadır. Buna rağmen bilirkişice hatalı olarak böyle bir işyeri uygulaması varmış gibi yıllık izin ücreti hesaplanmış olup, mahkemece hatalı olan bu bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmayıp bozma nedenidir.
3-Davacı işe iade davası kesinleştikten sonra 31.01.2012 tarihinde ihtarname ile işe başlamak için davalıya müracat etmiş ve bu ihtarname 02.02.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Buna göre davacı 4857 sayılı İK 21. maddesi gereği bir aylık süre içerisinde işe başlatılmalıdır. İşe başlatmama durumunda kıdem tazminatı hesaplanırken fesih tarihi olarak başvuru tarihinden 1 ay sonraki tarih, yani olayımızda 02.03.2009 tarihi esas alınmalıdır.
Somut olayda mahkemece davacının işe başlatılmadığının kabulü ile hüküm kurulmuş iken, fark kıdem tazminatı hesabı yapılırken davacı sanki işe başlatılmış gibi, davalının iş akdini fesih tarihi olan 09.03.2012 tarihinin esas alınması yanlıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeden fesih tarihi olarak işe başvuru tarihinden 1 ay sonraki tarih olan 02.03.2012 tarihinin esas alınmamış olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 28.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy