Mahkemesi:İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
Dava Türü: Alacak
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.07.2014 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü;
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, 2004 yılı Şubat ayından itibaren aylık ücretlerinin ve sözleşmede kararlaştırılmasına rağmen 2003-2004 yıllarına ait jestiyon priminin ödenmediğini iddia ederek aylık ücret, jestiyon primi ve yıllık izin ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iddialarının asılsız ve fahiş olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2013 tarihli ilamı ile davalının tüm temyiz talepleri reddedilmiş, davacı temyizi bakımındani ise, “...karara esas alınan 12.11.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda, prim (jestiyon) alacağına dair 2003 ve 2004 yılı olmak üzere toplam net alacak tutarının 118.800,00 USD olduğu belirtilmiştir. Mahkemece "...Davacının 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin net 98.800,00 $ jestiyon alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Bilirkişi raporunda net 118.000,00 USD hesap edilen prim alacağının hangi sebeple 98.000,00 USD olarak hükmedildiği anılan alacak kalemine dair kararın gerekçesiz olması sebebiyle denetlenememektedir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme, bozma konusu olan jestiyon primi konusundaki çelişkiyi gidermiş, bilirkişi raporunda hesap edilen jestiyon primini hüküm altına almıştır.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay'ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedirSomut olayda, davalının ve davacının sair temyiz itirazlarının reddi nedeni ile, dava konusu edilen yıllık izin ücreti ile aylık ücret alacaklarına ilişkin hüküm kısımları kesinleşmiş olup bu alacaklar hakkında tekrar karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması yerinde ise de, kesinleşen bu alacakların miktarı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerini de kapsayacak şekilde tespit hükmü kurulması infazda tereddütleri önlemek bakımından gerekli olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendininin tümü ile silinerek yerine;
“1-a)Davacının Mart, Nisan, Mayıs, Kasım, Aralık 2004 ve Ocak, Şubat, Mart, Nisan 2005 dönemlerine ilişkin toplam net 90.000,00 $ ücret alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine (alacağın 60.000,00 $’lık kısmına, 3095 sayılı Yasaya 3678 sayılı Yasa ile eklenen 4/a maddesi uyarınca hükmedilen yabancı para alacağına Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının 26.11.2009 tarihi esas alınarak uygulanmasına),
b)Davacının net 21.365,53 $ yıllık izin ücreti alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” ilişkin mahkeme kararı bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmak sureti ile hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığını, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy