Mahkemesi : Bakırköy 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 05/12/2012
Numarası : 2009/715-2012/576
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, işvereninden SGK primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılması ve eksik bildirilen sigorta günlerinin tamamlanmasını, ücretinden haksız olarak yapılan kesintileri talep etmesi üzerine ağır hakaretlere uğradığını ve baskı ile istifa dilekçesinin alındığını, istifa etmezse devamsızlık tutanaklarının düzenleneceğinin söylenildiğini bu nedenle sözleşmenin 20.06.2009 tarihinde işveren tarafından sonlandırıldığını, 24.06.2009 tarihinde BÇM şikayette bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının gerçek maaşı üzerinden sigortalı gösterildiğini, davacının 22/29-06-2009 arası yıllık izin talebinin sünnet kampanyası olması nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine davacının eşinin başhemşireyi arayarak hakaretler ettiğini bunun üzerine de iş akdi feshedilmeyince istifa dilekçesi verdiğini belirterek davanın reddini, karşı davada ise davacının istifa ederek ayrılması nedeniyle ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkeme, istifa dilekçesi olarak belirtilen yazıda davacının “ yöneticilerim yüzünden iş sözleşmesini fesih ediyorum “ şeklindeki beyanının , kendisine uygulandığını iddia ettiği baskıyı destekler nitelikte olduğu, keza davacının kendisine yapılan baskı sonucu istifa etmek zorunda kaldığını, ancak davalı işveren tarafından işten çıkartıldığını, iş akdinin son bulduğu tarih olan 20/06/2009 tarihinden 4 gün sonra BÇM'ne işten çıkartıldığı iddiası ile başvuruda bulunmasının da davacının gerçek iradesinin istifa etmediği yönünde olduğunu gösterdiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanabileceği, davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde haksız olarak fesih edildiği belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne karşı dava sübut bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı 20.06.2009 tarihli dilekçesinde “Yöneticilerim yüzünden iş sözleşmesini fesh ediyorum” ifadesi bulunmaktadır. Davacı 24.06,2009 tarihli noter ihtarında dava dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir. Davalı ise,20-22-23.06.2009 tarihleri açısından devamsızlık tutanakları düzenlemiştir. Davacı tanıkları, davacının başhemşire tarafından baskı altında tutulduğunu, işyerinde başhemşirenin çalışanlara küfürlü konuştuğunu beyan etmişlerdir.. Davalı tanığı Sevinç, davacıya başhemşirenin işlerin yoğun olması nedeniyle izin vermediğini, daha sonra cumartesi günü davacının eşinin başhemşireyi tehdit ettiğini duyduğunu, eşi adına özür dilediğini ve cumartesi günü istifa dilekçesi verip işten ayrıldığını, davalı tanığı sorumlu hemşire Zikriye ise, davacının yoğun dönemde izin kullanmak istediğini ,kendisine izin vermeyeceğini belirttiğini, daha sonra eşinin aradığını ve eşini işe göndermeyeceğini belirttiği, kendisinin de istifa dilekçesi verip işi bıraktığını beyan etmiştir. Davacı 24.06.2009 tarihli Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verdiği dilekçede ücret kesintilerinin ödenmesini istediğini, ödenmediğini ve başhemşire odasına çağrıldığını, istifa etmesinin istendiğini, "geri zekalı, aptal" dendiğini, istifa etmezse devamsızlık tutanakları düzenleneceğini belirttiklerini, baskı altında istifa dilekçesini imzaladığını ve diğer işçilik alacaklarının da ödenmediğini belirtmiştir.
Davacı işyerinde hastane hostesi olarak 18.05.2004-20.06.2009 tarihleri arası 5 yıl 1 ay süre ile çalışmıştır. Özellikle davacı tanık beyanları ve davacının BÇM’ye vermiş olduğu dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacıya karşı hakaret yapıldığı ve bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edilmesi gerekir. Ancak, davacı iş sözleşmesini haklı olarak da feshetse de ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 29.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy