Mahkemesi : Ankara 17. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/12/2012
Numarası : 2010/662-2012/987
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işyerinde 06.07.2001-07.03.2010 tarihleri arası çalıştığını, işyerinden Gümüşhaneli 2 işçinin çıkarılması üzerine o bölgedeki Gümüşhanelilerin kendilerinin de işi bırakması için tehdit edildiklerini, bu nedenle işyerini terk etmek zorunda kaldığını belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının 23-24-25.03.2010 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, 25.03.2010 tarihinde mazeretinin sorulduğunu ve buna cevap vermemesi üzerine iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, uzun zamandır çalışan işçinin kıdem ve ihbar tazminatından yoksun kalacak şekilde devamsızlık yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, davacının haklı olarak işi bırakarak iş akdini feshettiği kabul edilerek davacının kıdem tazminatının kabulüne, diğer işçilik alacakları talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya bordrolarında fazla mesai ödemesi yapılması nedeniyle fazla mesai alacağına hak kazanamadığı belirtilmiştir. Ancak dosyaya sunulan bordrolar davacının tüm çalışma süresini karşılamadığı gibi, sunulan bordrolarda da fazla mesai tahakkukunun olmadığı aylar bulunmaktadır. Davalı tanık anlatımlarına göre dahi davacının ara dinlenmeler düşüldükten sonra fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken tüm tanık beyanları ve dosyaya ibraz edilen puantaj kayıtları da incelenerek fazla mesai tahakkuku olan aylar dışlanmak suretiyle davacının fazla mesai alacağını hesaplamaktır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy