Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 21/01/2014
Numarası : 2012/309-2014/52
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı belediyenin ihale ile taşeronlara verdiği park ve bahçeler işinde taşeron işçisi olarak 23/07/2008-26/06/2011 tarihleri arası çalıştığını, belediyenin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, haksız olarak işten çıkartılmasına rağmen yasal haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dava dışı şirketler Peyzaj Sanatları Ltd Şti., Çağrı Temizlik İnş. Med. Tur. Taah. Tic. San. Ltd Şti.nin davalı belediyeden aldığı park ve bahçeler müdürlüğü sorumluluğundaki işlerde çalıştığını, belediyenin asıl işveren sıfatı olmadığını, işçilik alacaklarından yüklenici şirketin sorumlu olduğunu, husumet itirazı ile zamanaşımı savunmaları olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı belediyede taşeron şirketler nezdinde 23/07/2008-26/06/2011 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği, davalı belediye ile taşeron firmalar arasındaki ilişkinin İş Kanunu'nun 2/6 maddesinde belirtilen alt-üst işverenlik ilişkisi olduğu, bu sebeple hüküm altına alınan alacaklardan üst işveren olarak sorumlu tutulması gerektiği, feshin haklı nedenle yapıldığına, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya davalı tarafça davacının imzasının bulunduğu iki ibraname sunulduğu, davacıya 01.07.2010-31.07.2010 tarihleri arasındaki çalışması için 129,19 TL, 04.06.2010-30.06.2010 tarihleri arasındaki çalışması için 1.413,23 TL ödendiğinin gösterildiği, davacı vekilinin ibranamelerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, ancak davacıya 1.413,23 TL kıdem tazminatı ödendiğini gösteren ibranamedeki ödemeyi davacının aldığını, 129,19 TL’lik kıdem tazminatı ödemesini davacının almadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili ödemeler hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiş, ancak kıdem tazminatı alacağından yapılan ödemeler mahsup etmemiştir. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi olmadığı belirtilerek kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de davacının imzasını kabul ettiği 1.413,23 TL ve 129,19 TL’lik kıdem tazminatı ödemelerinin davacının kıdem tazminatı alacağından yasal faiziyle birlikte mahsubu gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy