Mahkemesi : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 25/12/2013
Numarası : 2012/453-2013/877
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı; davalı iş yerinde 2002 yılından itibaren çalıştığını, ücretlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak Çaycuma1. Noterliğinin 21/06/2012 tarih, 4717 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih edildiğini ancak kıdem tazminatı ile birlikte çalıştığı dönem boyunca kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,00 TL. Kıdem tazminatı, 1,00 TL yıllık ücretli izin alacağının, kıdem tazminatı için iş akdinin feshi tarihinden itibaren devlet bankalarının yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ve yıllık izin alacağı yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı; davacının ücretinin ödendiğini, kendisinin istifa ettiğini, başka bir yerde işe girecek olmasından dolayı bu şekilde iş yerinden ayrıldığını, ücret konusunda iddiasının samimi ve iyi niyetten uzak olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı işçinin yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur.
Somut olayda; davalı işverence 25/05/2012 tarihinde davacının hesabına tatil ücreti olarak 1430,00 TL para yatırılmıştır. Davacı isticvap edilerek ödeme belgesinin izin alacağına ilişkin olup olmadığı konusunda beyanı alınıp yıllık izine ilişkin alacak talebi konusunda bir karar vermek gerekirken bu hususun gözönüne alınmaması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy