Mahkemesi: Antalya 5. İş Mahkemesi
Tarihi: 04/12/2013
Numarası: 2012/553-2013/534
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı T.. B.. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş aktinin haksız feshedildiği gerekçesi ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, feshin davalı birliğin yazılı emir ve talimatları ile gerçekleştirildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı birlik, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında muvazaa bulunduğu belirtilerek davalı şirket açısından davanın reddine, davalı birlik açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Somut olayda iyiniyetli olan davacı işçiye karşı, taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.'nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan davalı birlik feshin sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından diğer şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
Bu hukuki olgu karşısında davalılar arasında muvazaa bulunsa bile davacının işçilik alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı şirket hakkında davanın reddine, sadece davalı birliğin sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı T.. B..'ne iadesine, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.