Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/02/2014
Numarası : 2013/47-2014/94
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin haksız olarak 02/04/2011 tarihinde işveren tarafından feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapıldığını, genel tatil ve hafta tatillerinde çalışıldığı ancak ücretlerinin ödenmediğini, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının uzun süreli raporlu olduktan sonra işe gelmemeye devam ettiğini, yetkililerin işe dönmesi yönünde çağrı yapmış olduğu halde çağrılara cevap vermediğini, bu nedenle iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak sona erdirildiğini, fazla çalışma ücretlerinin tamamını aldığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, resmi bayram ve tatil günlerinde çalışıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin ıspat yükü davalıda olduğu halde, davalının davacının işe mazeretsiz gelmediğine dair tutanak düzenlememiş olduğu, davacıya usulüne uygun davet yapılmadığı bu nedenle iş akdinin feshinin haksız olduğu, tanık beyanları ve bordrolarda fazla çalışma sütununun "0" olarak gösterilmesi nedeniyle davacının haftalık 18 saat fazla çalıştığı, tanık beyanlarıyla davacının ulusal bayramlar ile genel tatil günlerinde çalıştığı davalının ise ödemeyi ispat edemediği, davacının hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, yıllık izinlerinin kullandırıldığının ya da ücretlerinin ödendiğinin ise davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
İş mahkemesinin görevi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde görev itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında görev itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de res'en görev hususunu araştırabilir.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Kanunu'nun 4. maddesinin 2/( f ) bendinde göre; Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işlerin iş kanununa tabi olacağı; aynı maddenin I/(b) bendine göre ise; 50'den az işçi çalıştıran (50 dahil)tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerdeki iş ve iş ilişkilerinde İş Kanunu'nun hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, davacının davalıya ait tavuk çiftliğinde tavukları yemleme, bakım ve gözetim işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalıya ait tavuk çiftliğinde davacının yaptığı işin tarım işi olup olmadığı ve iş akdinin fesih tarihinde işyerinde çalışan sayısının 50'nin üzerinde olup olmadığı araştırılıp görev hususu üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itarazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy