Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 21/01/2014
Numarası : 2013/161-2014/53
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işin tarım işi olması sebebiyle davanın görev yönünden reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak,davacının tarım işinde çalıştığı ve uyuşmazlığın iş kanunu kapsamında kalmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 66. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 4. maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.
Buna göre;
1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,
3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde
4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde,
çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.
Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Dosya kapsamına göre davacı taraf davacının asıl işinin bekçilik olduğunu iddia etmektedir.Karar celsesinde yalnızca tek davacı tanığı hazır olmakla,bu tanığın ifadesine başvurulmuş ve işin tarım işi kapsamında kaldığı sonucuna varılmıştır.Davacı tanığının ifadesinde davacının bekçi olup davalının diğer işlerine de yardım ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.Ancak tanık ifadesi davacının yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu hususunda tam bir netlik içermemektedir.Bu sebeple tarafların tüm tanıklarının ifadesine başvurulmalı, gerekirse daha önce dinlenilmiş olan davacı tanığının tekrar ifadesine başvurulmalı ve davacının baskın olarak yaptığı işin başka bir ifade ile asıl işinin ne olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, ve sonuca göre görev hususu değerlendirilmeli iken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy