Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/02/2014
Numarası : 2011/744-2014/117
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının toplam 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme süresini doldurduğunu bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığını öne sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işyerinden emekliliğini hak ettiği gerekçesiyle ayrıldıktan sonra başka işyerinde çalışmaya başladığını, bu nedenle kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacı iş akdini istifa ile sonlandırdığı tarihte halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasa'nın 14/5maddesindeki şartları yerine getirmiş ise de istifadan 4 gün sonra SGK'ya başvurduğu ve kurumdan aldığı yazıyı da daha sonra başka bir işyerinde işe başladıktan sonra davalıya bildirdiği bu haliyle davacının 1475 sayılı Yasa'nın 14/5maddesindeki sebeple işten ayrılmadığı dolayısı ile kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebini reddederek davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem tazminatı isteme hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamulluk ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.
Somut olayda, davacı işçi, kıdem tazminatı yazısının tarafına verilmesi için 26.11.2010 tarihinde T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na başvuruda bulunmuştur. Kurumun 26.11.2010 tarih ve 17870999 sayılı cevabi yazısıyla davacının dosyasının incelenmesinden 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısının bulunduğunun göründüğü belirtilmiştir. Davacı, 26.11.2010 tarihli noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile 26.11.2010 tarihli SGK yazısı gereği iş akdini feshettiğini beyan ederek alacaklarının ödenmesini talep etmiş ve SGK yazısı ihtarnamenin ekinde işverene gönderilmiştir. Şu halde davacının 26.11.2010 tarihinde ve emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı işverenin SGK'ya işten çıkış tarihini 22.11.2010 olarak ve işten ayrılış nedenini istifa olarak belirtmesi sonucu değiştirmemektedir. Dosya içerisinde davacı işçinin emeklilik dışında bir nedenle istifa ettiğini ortaya koyan bir istifa dilekçesi de bulunmamaktadır. İşçi emeklilik iradesini ortaya koymuştur.
Mahkemece bu hususlar gözetilerek iş akdinin emeklilik nedeniyle sona erdirildiğinin kabulü ile davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy