Mahkemesi : Bursa 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 11/02/2014
Numarası : 2012/659-2014/42
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Belediye vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacının temyizine gelince; davacı vekili, davacının davalı belediyede alt işveren sigortalısı olarak çalıştığını, iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini ve alacaklarının ödenmediğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye vekili, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı belediyenin asıl işveren, davalı şirket ile dava dışı davacının belediyede çalıştığı dönemde sigortalı gösterildiği diğer şirketlerin alt işveren olduğu, alt işverenler arasında işyeri devri olduğu, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdine haklı olarak son verdiği gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.
Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.
Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.
Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.
Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.
Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.
Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı Yasanın 17'nci maddesindeki kurallar nispî emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25'inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17'nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26'ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda, dairemizden geçen emsal davaların (örneğin, 2014/2828 Esas) onama gerekçeleri, dosya içerisinde bulunan davalı işveren tarafından düzenlenen kıdem ve ihbar bordroları, Bursa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün raporu ve sigorta işten ayrılış bildirgesinde bizzat davalı işveren tarafından işin sona erme nedeninin kod 4 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, iş akdinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğinin kabulü ile davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin reddedilmiş olması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının davalı Belediyeye yükletilmesine, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy