Mahkemesi : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 05/02/2014
Numarası : 2012/717-2014/119
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, hamile olması gerekçe gösterilerek iş akdinin sözlü olarak feshedildiğini, iş yerinde 08:00-16:00 saatleri arasında çalışması konusunda anlaşmaya varılmış ise de iş yoğunluğu nedeni ile bu saatlerin üzerinde çalışıldığını, işe başlama ve bitirme saatlerinin tutulduğu cetvellerin iş veren ve temsilcileri tarafından hazırlanarak kendisine zorla imzalatıldığını, öğle dinlenmesi bile yapmadan günde en az bir saat fazla çalışma yaptığının tanık anlatımları ile kanıtlanacağını, günde iki saati bulan fazla çalışmalar yanında akşam 22:00 ye varan çalışmaları olduğunun iş yeri yazışmalarının incelenmesi ile görüleceğini ileri sürerek fazla mesai alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, fazla mesai alacağının olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı iş yerinde fazla mesai yaptığı buna karşılık davalının davacıya fazla mesai karşılığı herhanği bir ücret ödemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fazla mesai alacağının olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davalı işveren tarafından delil niteliğinde dosyaya sunulan ve fazla mesai alacağına esas olacak nitelikte mesai saatlerini gösteren kayıt ve çizelgelerin davacı tarafından da düzenli bir şekilde herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın imzalandığı, işyerindeki vardiyaların düzenli olduğu, davacı tarafından vardiya aşımına açıklık getirecek herhangi bir ispata yönelik delilde sunulamamış olmasına rağmen , soyut tanık beyanlarına itibar edilerek fazla mesai alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy