Mahkemesi : Afşin İş Mahkemesi
Tarihi : 20/01/2014
Numarası : 2013/310-2014/15
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, müvekkilinin EÜAŞ ile T.. Turizm Tem. Gıda ve Taş. A.Ş. arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince, Afşin-Elbistan B Termik Santrali İşletme Müdürlüğü nezdinde mekanik bakım ve elektrik bakım hizmetinde taşeron firma olan T.. Turizm AŞ' de 17/04/2007 tarihinde işe başladığını, 2010 yılında işyerinde taşeron şirketin değiştiğini ve TEKNOYAP şirketinin işi devraldığını, müvekkilinin bu zaman zarfında aynı işyerinde çalışmasına kesintisiz devam ettiğini, işyerinde müvekkilinin üyesi olduğu Tes-İş Sendikası ile imzalanan toplu İş Sözleşmesinin (TİS) 2007-2009 yılları arasında uygulanmakta iken 2009 yılında süresinin dolduğunu, ancak yeni bir TİS'in de imzalanmadığını ve eski TİS'in uygulanmaya devam ettiğini, buna göre "üçlü veya ikili vardiya halinde çalışan işçilere aylık çıplak yevmiye toplamının %5 oranında vardiya tazminatı ödenir" hükmü öngörüldüğünü, ancak bunun yerine getirilmediğini, müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmalarına rağmen bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia ederek TİS'den doğan vardiya tazminatı ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut olayda davacı tanıkları ulusal bayram genel tatil çalışması konusunda “biz dini bayramlarda ve resmi tatillerde ağırlıklı olarak çalışıyorduk, çalışmayan işçilerde oluyordu, davacının dini bayramlar ve resmi tatillerde tamamında mı yoksa dini bayramlarda çalışmadığı günler olup olmadığını tam olarak hatırlamıyorum, ama genel olarak çalıştığını hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece davacının 2007-2012 yılları arasında her ulusal bayram genel tatil gününde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davacı tanıkları davacının çalışma sistemini tam olarak ifade edememiş olup hangi ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığına dair kanaat oluşturmaktan uzaktır. Mahkemece tanık ifadelerinin hüküm kurmaya elverişli olmadığı ulusal bayram genel tatil alacağının reddi gerektiği gözetilmeden 5 yıllık alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Davacı dava dilekçesinde faiz talep etmediği halde 6100 sayılı HMK 26.maddesine aykırı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy