Mahkemesi : Düzce İş Mahkemesi
Tarihi : 09/01/2014
Numarası : 2013/125-2014/24
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, ÇSGB'nın sendikaya vermiş olduğu toplu iş sözleşmesi yapma konusunda yetki tespitine ilişkin 21.02.2013 tarihli karara itirazlarının kabulüyle 21.02.2013 tarih 70161700/3845 sayılı yetki tespit belgesinin iptalini talep etmiştir.
Davalı sendika vekili, yasa gereği mevcut iki işyeri dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek bu işyerlerinde, yani işletmede %40'tan fazla üye kaydedildiği gerekçesiyle Bakanlıkça olumlu yetki tespitinde bulunulduğunu, sendikanın davacı işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak üzere çoğunluğa sahip olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı bakanlık vekili işverenler tarafından SGK'ya yapılan bildirimler doğrultusunda alınan yetki dökümünde, her iki işyerinin de İşkolları Yönetmeliğinin 12 sıra numaralı “metal” işkolunda yer aldığının anlaşıldığını, 06.02.2013 başvuru tarihi itibariyle 170 işçinin çalıştığının ve 72 işçinin T.. S..na üye olduğunun tespit edildiğini ve buna ilişkin yetki tespit yazısının taraflara gönderildiğini, davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık yetkili mahkeme noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, Bakanlık yetki tespit kararında T.T. Ç.. Otomotiv Dış Tic. San. A.Ş, Çimli/ Bolu ve Maltepe/ İstanbul adresindeki işyerlerinde 06.02.2013 yetki başvuru tarihinde 170 işçinin çalıştığı ve T.. S..nın çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 43. maddesinde, kendilerine 42. madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye itiraz edebileceği belirtilmiştir.
Aynı Yasanın “Görevli ve Yetkili Mahkeme” başlıklı 79. maddesi ise, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir.
6356 sayılı Kanun'un 2.maddesinde de “c) Görevli makam: İşyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Çalışma Bakanlığı olduğu belirtilmiştir.
Buna göre yetki tespitine ilişkin düzenlemenin 6356 sayılı Kanun'un 8.bölümünde düzenlendiği de dikkate alındığında, davada Kanunun 2.maddesinde belirtilen görevli makam işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta yetki tespitinin işyerleri( işletme) için yapılması ve işletme merkezinin Kartal- İstanbul olduğunun anlaşılması karşısında, işletme merkezinin bağlı bulunduğu İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi davada yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
O halde kamu düzenine ilişkin bu husus resen gözetilmeli ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy