Mahkemesi : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 20/02/2014
Numarası : 2008/457-2014/128
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde taraflarca temyiz edilmekle, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.07.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı A.. İnş.San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.F.. Ö.. geldi, davacı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin 01.05.2008 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının başka bir işçinin açtığı davada tanık olarak verdiği beyanında 13.03.2008 tarihinde kendisinin işten ayrıldığını beyan ettiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, diğer iddialarının da asılsız olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu toplanan delilere göre davacının işten kendisinin ayrılması nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği, bilirkişi raporunda hesap edilen diğer alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Fesih ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının 01.05.20008 tarihinde işveren tarafından haksız olarak işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Dinlenen davacı ve davalı tanıklarının davacının işten ayrılış şekli konusunda bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, başka bir işçinin Kartal 3. İş Mahkemesinde açtığı davada tanık olarak alınan beyanında 13.03.2008 tarihinde işten kendisinin ayrıldığını söylemiştir. Bu hale göre, davacının işveren tarafından işten çıkarılmadığı, işten kendisinin ayrıldığına dair mahkeme kabulü yerindedir. Ancak davacının ödenmeyen işçilik alacakları (fazla mesai, hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti, aylık ücretleri) bulunduğundan işçinin haklı nedenlerle işten ayrıldığını kabul etmek gerekir. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine yanılgılı değerlendirme reddi hatalıdır.
3-Davacı vekili, kısmi dava açmış, ilk bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vererek alacaklarının miktarını arttırmıştır. 2. bilirkişi raporunda bazı alacakların miktarı daha fazla çıktığından ek dava açarak kalan miktarların tahsilini talep etmiş, bu ek dava, eldeki dava ile birleştirilmiştir. Davalı vekili 25.09.2012 tarihinde 6100 sayılı HMK zamanında açılan ek davada dava dilekçesinin kendisine tebliği üzerine 07.11.2012 havale tarihli dilekçesinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Davalı vekilinin birleşen davaya karşı ileri sürdüğü zamanaşımı savunması üzerinde durulmamış, mahkemece ve mahkemenin hükme esas aldığı raporda değerlendirilmemiştir. Davalı vekilinin birleşen ek davaya yönelik zaman aşımı savunması üzerinde durulmalı, süresinde yapılıp yapılmadığı, süresinde yapılmamış ise davacının muvafakat edip etmediği araştırılmalı ve sonucuna göre gerekirse ek raporu alınarak karar verilmelidir.
4-Fazla mesai, hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ile yıllık izin ücretinden işçi payına isabet eden SGK prim kesintisi ile işsizlik sigorta primi kesintisi yapılmaması, yıllık izin ücretine yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, 2, 3 ve 4 numaralı bozma nedenleri ile ilgili ek hesap raporu almak ve dosyadaki tüm deliller ile birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
O halde davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 01/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy