Mahkemesi: Bolu İş Mahkemesi
Tarihi: 13/03/2014
Numarası: 2013/187-2014/112
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.12.2010-03.05.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işverence haklı ve geçerli bir sebep gösterilmeksizin tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait iş yerinde kasa açığı çıkması üzerine davacının ve diğer çalışanların savunmalarının alınmasının istenmesi sebebiyle tüm çalışanların rapor aldığını, rapor süresinin dolmasına rağmen davacının kendisinin işe gelmediğini, müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izinlerini kullanıp kullanmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Davacı, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini iddia etmiş; davalı ise, yıllık izinlerin kullandırıldığını savunmuştur. Dosya kapsamı incelendiğinde; eldeki davanın davalısı olan M.. K.. aleyhinde Bolu İş Mahkemesi'nin 2013/258 Esas sayılı dosyası ile başka bir çalışanı tarafından yine bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin ayrı bir dava açıldığı, bahsi geçen davanın 27/03/2014 tarihli celsesinde ise eldeki davanın davacısı olan H.. C..'ın tanık olarak ifadesine başvurulduğu ve beyanında açıkça yıllık izinlerini kullandığını belirttiği anlaşılmaktadır. Davacının bu açık beyanı karşısında mahkemece, yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine, 03/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.