Mahkemesi : Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/02/2014
Numarası : 2012/78-2014/72
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde ihale ile iş alan alt işverenler yanında, 09.02.2008-25.11.2009 tarihleri arasında elektrik açma-kesme operatörü olarak ulusal bayram genel tatil günleri de dahil olmak üzere haftanın 5 günü 08.30-22.00; cumartesi günleri ise 08.00-12.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izin haklarının kullandırılmadığını,İş akdini askerlik nedeniyle haklı ve geçerli olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının taşeron firma ve TEDAŞ işçisi olduğunu, TEDAŞ ile davalı şirket arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi gereği dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun TEDAŞ’a ait olduğunu, özelleştirmenin 31.06.2010 tarihinde yapıldığını, özelleştirmeyi müteakip davacının davalı şirkette çalışmasının olmadığını, işyerinde fazla çalışma ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 09/02/2008-23/11/2009 tarihleri arasında alt işveren G.. elektrik Ltd şti nezdinde davalı U.. A..’ye ait işyerinde açma kapama operatörü olarak aralıksız çalıştığı, davacının iş akdinin askerlik nedeniyle sona erdiğini iddia ettiği, tanıkların davacının askerlik nedeni ile işten ayrıldığını açıkça beyan ettikleri, davalının bu noktada açıklaması bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacının 1.972,00 TL kıdem tazminatı alacağı bulunduğu, davacı tanık beyanlarından davacının dini bayramların 2 günü dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bilirkişi raporunda hesaplanan fazla mesai süresinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde haftanın 5 günü 08.30-22.00; cumartesi günleri ise 08.00-12.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının haftada 5 gün 08.00-20.30 saatleri arasında, haftanın 1 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. HMK.’nın 26.maddesi gereğince Hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına hükmedemez. Davacı Cumartesi çalışmalarının 08.00-12.00 saatleri arasında olduğunu ileri sürdüğü halde, Mahkemece davacının cumartesi günlerinde 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy