Mahkemesi : Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 18/02/2014
Numarası : 2012/708-2014/95
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli bir neden gösterilmeden feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin 4857 s.y.nın 25/II-h maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının çalışma süresi boyunca sürekli hata yaptığını, sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen bir değişiklik olmadığını, davacının hataları nedeniyle şirketin zarara uğradığını, davacının aynı nedenlerle 19.07.2012 tarihinde yazılı savunmasının alınmak istendiğini, davacının savunma vermediğini, davacının disiplin kurulu kararı ile işten çıkartılma cezası ile cezalandırıldığını, davacının davalı şirketten hak ve alacağı kalmadığına dair ibraname imzaladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tanığının davacının işini düzgün yaptığını, sorunsuz çalıştığını, hangi sebeple işten çıkarıldığı konusunda bilgisi olmadığını beyan ettiği, davacının hatasından kaynaklı maddi bir zararın meydana gelip gelmediği, gelmiş ise zarar miktarına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının 9.875,00 TL kıdem ve 3.531,92 TL ihbar tazminatı alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada dinlenen davacı tanığı davacının üretim hatası yapmadığını beyan etmiştir. Ancak davacı tanığının davacının iş akdinin feshine neden olan tutanakların tutulduğu tarihten önce işten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf tanık dinletmemiş, savunmasını ispat hususunda dosyaya tutanaklar sunmuştur.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davacının işe başladığı tarihten itibaren 4,5 yıl yani fesihten 3-4 ay öncesine kadar fabrikanın torpido bölümünde çalıştığını, bu bölümde ki çalışması ile ilgili olarak aleyhinde olumsuz denebilecek herhangi bir tutanak tutulmadığını, davacının fesihten 3-4 ay önce işletmenin üretim bir bölümünde çalıştırılmaya başlandığını, davalı tarafça bahsedilen tutanakların da bu bölümdeki çalışması sırasında tutulduğunu, davacının bu bölümde araçların açılır tavanlarının somunlarının havalı tabanca ile sıkılması ve fıskiye hortumunun takma işini yaptığını, bu çalışma tarzının arabanın markasına göre değişebildiğini, yürüyen banttan bir dakikada bir araç geçecek şekilde düzenlendiğini, davacının da bu işte tek başına çalıştığını, oysa bu bölümde daha önce iki kişi çalıştığını, bazen arkadaki işçinin açılır tavanı takmadan aracın davacıya geldiğini, tavan takılmadığı için davacının da somunları sıkamadığını, bu nedenle üretimin bazen aksadığını, buna karşın işverenin davacı hata yapsın da haklı nedenle iş akdini fesih edeyim düşüncesi ile olaya yaklaştığını, daha önce iki kişinin çalıştığı yerde davacıyı tek kişi olarak çalıştırmaya devam ettiğini, çift çalışanlar hata yaptığında tutanak tutulmazken tek çalışan davacıya yerli yersiz tutanak tutulduğunu, bu durumun işverenin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, feshe dayanak yapılan tutanakların hukuki bir yanının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davacı vekili bu beyanları ile işveren tarafından tutulan tutanakları doğrulamakla birlikte davacının bölümünün değişmesi ve verilen işi davacının tek başına yapmasının mümkün olmaması nedeniyle feshin haksız olduğunu ileri sürmektedir.
Mahkemece iş güvenliği uzmanı ve endüstri mühendisi eşliğinde işyerinde keşif yapılmak suretiyle davacının fesihten önce yaptığı işin niteliğine göre davacının bu işi tek başına yapmasının mümkün olup olmadığı, davacının yaptığı işte daha önce iki kişinin çalışıp çalışmadığı, davacının daha önce yaptığı işin ne olduğu, sonraki işin ne olduğu, bölümünün değişip değişmediği hususlarında inceleme yapılıp rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy