Mahkemesi : Kahramanmaraş İş Mahkemesi
Tarihi : 21/01/2014
Numarası : 2013/2-2014/29
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 01.04.2005-27.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işyerinde 3’lü vardiya uygulandığını, ancak davalı işyerinde kısa dönüş sistemi uygulandığını, buna göre dönüşümün gerçekleştiği günde vardiyalar arası dinlenme süresinin 8 saat olduğunu, aynı gün içerisinde 16 saat fazladan çalışıldığını, bu 16 saatin 8 saatinin hafta sonu çalışması, 8 saatinin ise fazla çalışma olduğunu, davalı işyerinde işçi yetersizliği olması nedeniyle davacının hemen hemen tüm hafta sonu çalıştığını, bu çalışmaların davacı için katlanılmaz hale geldiğini ve bu çalışmalarına karşılık ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının her türlü ücret taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mazeret ve gerekçe göstermeksizin 6 gün süre ile üst üste işe gelmediğini, işyerinde üçlü vardiya uygulaması bulunduğunu, fazla mesai uygulaması olmadığını, fazla mesai yapılması durumunda ücretinin ödendiğini, davacının hafta tatillerini kullandığını, hafta tatili ücreti alacağı olmadığını, vardiya dönüşlerindeki çalışmalarının bir sonraki güne ait olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Mahkemece hüküm altına alınan ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş akdini feshettiği ve bu nedenle fesih işleminin haklı ve davacının işyerindeki çalışma süresi itibarı ile devamsızlık yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı davalı işyerinde 3’lü vardiya sistemi ile çalışıldığını, ancak kısa dönüş sistemi uygulanması nedeniyle fazla mesai yaptığını ve hafta tatillerde çalıştığını ileri sürerek bu alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının fazla mesai ve hafta tatili alacakları hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre davacının aynı günde birden fazla vardiyada çalışması yoktur, uzun dönüş sistemi uygulanan haftalarda hafta tatillerinde çalışmadığı, kısa dönüş sistemi uygulanan haftalarda hafta tatilinde çalıştığı görülmektedir. Ancak davacının 24 saatlik bir günlük çalışması hiçbir surette 8 saati geçmemektedir. Kısa dönüş sistemi uygulandığında da davacının bir sonraki vardiyasının bir sonraki güne ilişkin olduğu görülmektedir. O halde davacının 8 saatlik çalışmasından ara dinlenmesi mahsup edildiğinde 3’lü vardiya sistemine göre çalışan davacının fazla mesaisi yoktur. Davacının hafta tatili alacağı ise ayrıca talep edilmiş ve hüküm altına alınmıştır. Davacının hafta tatilinde yaptığı çalışması için hem fazla mesai, hem de hafta tatili alacağı hesaplanmak suretiyle mükerrer hesaplama yapılması hatalıdır. Davacının fazla mesaisi olmaması nedeniyle fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy