Mahkemesi: Trabzon 1. İş Mahkemesi
Tarihi: 10/03/2014
Numarası: 2013/739-2014/99
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 09.05.2001 tarihinden itibaren Trabzon'da bulunan KTÜ Farabi Hastanesi'nin temizlik işini ihale ile alan firmaların yanında çalıştığını, 28.06.2013 tarihinde emekli olduğunu, emeklilik sonrası kıdem tazminatının ödenmesini istemiş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını öne sürerek kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı T.. Tem. ve Sos. Hiz. İnş. Tur. Tic. Paz. Ltd. Şti. Vekili; husumet itirazında bulunarak üniversite yönetiminin işçileri işe alma ve çıkarmada tek yetkili olduğunu, davacının başlangıçtan beri üniversitenin işçisi olduğunu, yönetim hakkının üniversitede olduğunu bu nedenle davanın tarafı olamayacaklarını, davacının şirketten önceki işverenlerde geçen çalışmalarından dolayı sorumlu tutulamayacağını, dava dışı diğer alt işverenlerin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı KTÜ Rektörlüğü vekili ise; ihale ile hizmet işini davalı T.. Tem. ve Sos. Hiz. İnş. Tur. Tic. Paz. Ltd. Şti.'nin yüklendiğini, hizmet işinin kül halinde bu firmaya devredildiğini, davacının bu şirketin elemanı olarak üniversite bünyesinde çalıştığını, alt işveren asıl işveren ilişkisinin kurulmadığını, davacının iş akdine devamsızlık nedeniyle son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davalı şirketin son alt işveren olduğu, davacının emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı ancak kurum veya sandıktan tahsise yada tahsis yapılabileceğine ilşkin yazının alınarak işverene bildirildiğine dair bir yazının dosya içerisinde bulunmadığı bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz yürtülmesi, gerektiği gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir
Mahkemece, davalı şirket vekilinin ihbar talebi değerlendirilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun davanın ihbarını ve şartlarını düzenleyen 61. maddesinin ilk fıkrasında taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği,
ihbarın şeklini düzenleyen 62. maddesinde ihbarın yazılı olarak yapılacağı, ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davalı şirket vekili, yargılama aşamasında cevap dilekçesi ile davacının davalı nezdinde çalışması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığını iddia ettiği 01.01.2002-27.06.2013 tarihleri arasında sigorta hizmet cetvelinde çalışması gözüken tüm dava dışı şirketlerin davaya dahil edilmesini talep etmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında davalı şirketin davanın ihbarını istemede hukuki menfaati bulunduğundan davalı şirketin davacının çalıştığı dava dışı şirketlerin davaya dahil edilmesi talebinin, davanın dava dışı şirketlere davanın ihbar edilmesi talebi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerçekten, davanın davacının belirtilen dönemde çalıştığı davalı şirket dışındaki dava dışı alt işveren şirketlere ihbar edilmesi ve ihbar olunan alt işveren şirketler tarafından davacıya kendi dönemlerine ilişkin olarak kıdem tazminatı ödendiği konusunda belgeler ibraz edilmesi halinde kıdem tazminatının hesaplanmasında bu belgelerin dikkate alınacağı düşünüldüğünde davanın davalı şirket dışındaki alt işveren şirketlere ihbarında zorunluluk bulunmaktadır Davalı şirketin bu talebini HMK’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan, mahkemeye ilettiğinin anlaşılması karşısında; mahkemece, davanın davalı şirket dışındaki davacının çalıştığı diğer alt işveren şirketlere ihbarı hakkında olumlu- olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
O halde davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalı şirkete iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.