Mahkemesi : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 04/02/2014
Numarası : 2012/79-2014/66
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işyerinde 08.05.2002-15.08.2008 tarihleri arasında kaynakçı ve satın almacı olarak çalıştığını iş akdine davalı tarafından son verildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai,yıllık izin, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının başka bir iş bulmak suretiyle işten ayrıldığını, iş yerinde vardiya usulü çalışma sistemi uygulandığını bu sebeple fazla çalışma yapılmadığını ve davacının başka bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece hizmet sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiği hususunun işverence ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplmalarda beyanları esas alınan davacı tanıklarının, kendi beyanları ile de ikrar ettikleri üzere davalı ile aralarında husumet bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca çalışma saatleri konusunda her bir tanık farklı beyanlarda bulunmuşlardır. Diğer yandan davalı tanıkları ile davacı tanığı H.. G.. ve C.. Ü.. da işyerinde üçlü vardiya sistemi bulunduğunu beyan etmişlerdir. Bütün bu nedenlerle davacının fazla mesai yaptığını ispatlayamamasına rağmen, fazla çalışma ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy