Mahkemesi : Kumru Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 29/01/2014
Numarası : 2013/62-2014/18
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı vekili, davacının davalı Belediye işyerinde çalıştığını, çalıştığı süre içinde TİS hükümlerine göre ödenmesi gereken akdi ikramiye ve ek ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili ayrıştırma yapmadan ikramiye ve ek ikramiye alacağı talep etmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ve bilirkişi raporundaki hesapalamaya göre ikramiye adı altında talep edilen alacağın TİSden kaynaklanan akdi ikramiye, ek ikramiye adı altında talep edilen alacağın ise 6772 sayılı Yasa'dan kaynaklanan ilave tediye alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi de talepleri bu şekilde anlayarak hesaplama yapmıştır. TİS hükümlerinden kaynaklanan ikramiye alacağına en yüksek işletme kredisi faizi, ilave tediye alacağına ise yasal faiz işletilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek ikramiye alacaklarının bir bütün olarak değerlendirilmesi sureti ile tümüne en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece davacı vekilinden talebini ayrıştırması istenmeli, ne kadar akdi ikramiye, ne kadar ilave tediye talep ettiği sorulmalı ve buna göre akdi ikramiyeye en yüksek işletme kredisi faizini aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi; ilave tediye alacağına ise yasal faiz işletilmelidir.
2-Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu davacının dönemsel yevmiyelerinin tespiti bakımından denetime elverişli değildir. Bilirkişiden bu hususta denetime elverişli rapor alınmalıdır.
3-Davacı vekili bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vererek alacakların miktarını arttırmıştır. Ancak dosya üzerinde fiziki olarak ve UYAP ortamında yapılan incelemede ıslah dilekçesinin davalı yana tebliğ edildiğine dair ilişkin kayda rastlanılmamıştır. Islah dilekçesi usulunce davalı tarafa tebliğ edilmeli ve sonucuna göre gerekli usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra karar verilmelidir,
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy