Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/03/2014
Numarası : 2013/346-2014/126
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde ambalaj işinde çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan sözleşmenin belirli süreli sözleşme olduğunu ve süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının çalışma süresi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 2006 yılının 6. ayından başlayarak 29.01.2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını iddia etmiş, davalı taraf ise, davacının 25.4.2011 tarihinde işe girdiğini, çalışmalarının eksiksiz olarak SGK'na bildirildiğini savunmuştur. Mahkemece davacının iddiaları doğrultusunda çalışma süresi belirlenerek dava konusu alacak kalemleri hüküm altına alınmıştır.
SGK'na prim ödemesi yapılan süreleri aşan şekilde çalışması bulunduğunu iddia eden işçi bu iddiasını ispat etmelidir.
Somut olayda, davacı tarafça açılan hizmet tespiti davası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında ifadesine başvurulan davacı tanıkları G.. K.. davalı iş yerinde yalnızca iki ay çalışmış bir işçidir ve aynı zamanda davacının eltisidir, diğer tanık A.. A.. ise, davalıya karşı aynı sebepten dava açmış ve davalı ile arasında husumet bulunan bir işçidir. Ayrıca tanık ifadeleri davacının çalışma süresi hak hakkında net bir bilgi de içermemektedir.Şu halde davacı tanıklarının beyanları davacının davalıya ait işyerinde SGK hizmet cetvelinde gösterilenden daha fazla çalıştığını ispatlamak için yetersizdir. Yapılan bu tespitlere göre davacının işverence SGK'na bildirilmiş olan sürelerde davalıya ait işyerinde çalıştığı kabul edilerek dava konusu ettiği tazminatlar hesaplanmalıdır. İspatlanamayan davacı iddiası doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy