Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 05/03/2014
Numarası : 2013/13-2014/123
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini bildirerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili,davacının davalı işverene ait işyerinde iki dönem halinde çalıştığını,ilk dönemin davacının istifası ile sona erdiğini,davacıya ödemesi gerekli tüm işçilik alacaklarının ödendiğini ve davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kıdem tazminatına esas alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Yine, istifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde, önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem on yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
Dosya kapsamına göre; davacının davalı işverene ait işyerinde iki dönem halinde çalıştığı anlaşılmaktadır.Davalı vekilince ilk dönem çalışmasının istifa suretiyle sona erdiği savunulmuş ve bu iddiayı ispat bakımından dosyaya davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesi sunulmuştur.Davacı asil istifa dilekçesi ile ilgili beyanında, dilekçe altındaki imzasını kabul etmiş ve dilekçenin içeriğinin işverence doldurulduğunu ileri sürmüştür.İstifa dilekçesi incelendiğinde;başka bir iş bulması sebebiye işten kendi isteği ile ayrılmak istediğine dair davacı beyanını içerdiği görülmüştür.SGK belgeleri incelendiğinde, istifa dilekçesi içeriğini doğrular şekilde davacının istifa beyanının hemen akabinde başka bir işveren yanında işe başladığı anlaşılmaktadır.Ayrıca dosya kapsamında davacının istifa dilekçesini iradesinin sakatlanması suretiyle vermek zorunda kaldığına dair delil de bulunmamaktadır. Şu halde davacının davalıya ait işyerinde iki dönem halinde çalıştığı ve ilk dönemin davacının istifası ile sona erdiği kabul edilerek, bu dönem çalışmasının kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaması gerekirken aksine uygulama ile hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 20/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy