Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/02/2014
Numarası : 2012/328-2014/61
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 26/04/2005-31/12/2011 tarihleri arasında davalı belediyeye ait taşeron firmalarda aralıksız şekilde asfalt işinde çavuş olarak çalıştığını, iş akdinin davalı taşeron firma tarafından haksız şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenip ödenmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hafta tatilinde, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63.maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili, milli bayram-genel tatil mesai ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin hesaplanmasında tanık beyanları esas alınmıştır. Dosyada bulunan bir kısım bordrolarda bu alacaklar yönünden tahakkuk yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine dosyada bulunan banka kayıtları da bordro kayıtları ile uyuşmaktadır. Böyle olunca bu alacakların tahakkuk ettirildiği aylar için daha fazla çalışma yapıldığı usulüne uygun şekilde davacı tarafından ispat edilemediğine göre bu ayların hesaplamada dışlanması gerekirken, dışlama yapılmadan hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 18/06/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy