Mahkemesi : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 29/01/2014
Numarası : 2013/164-2014/38
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, 15.09.1993-14.08.2012 tarihleri arasında önce dava dışı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde başta mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 02.02.2001 yılında kadro alarak aynı kurumda çalışmaya devam ettiğini, 15.03.2005 tarihinde Artvin İl Özel İdaresine devrolunduğunu, 29.11.2011 de 6111 sayılı Kanun çerçevesinde davalı idareye devredilerek buradan emekli olduğunu bildirerek ödenmeyen yıllık izin alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının 29.11.2011 de kurumlarına devredildiğini, tüm alacakları ödenmek suretiyle emekli olduğunu, 6111 sayılı Kanunun 166 maddesi gereğince devirden önceki alacaklardan sorumlu olamayacaklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.
Somut olayda davacının 1993 yılında dava dışı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde başta mevsimlik işçi olarak çalıştığı, 02.02.2001 yılında kadro alarak aynı kurumda çalışmaya devam ettiği, 15.03.2005 tarihinde Artvin İl Özel İdaresine devrolunduğu, 29.11.2011 de 6111 sayılı Kanun çerçevesinde davalı idareye devredilerek, buradan 14.08.2012 tarihinde emekli olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yazılı olan ilkeler çerçevesinde belirtmek gerekir ki davacının talebi yıllık izin ücreti olup, yıllık izin hakkı akdin feshi halinde yıllık izin ücreti alacağına dönüşür. Davalının savunmasında belirtmiş olduğu 6111 sayılı kanunun 166 maddesinde ki düzenleme, devirden önce muaccel olmuş işçilik alacaklarına ilişkin olup, davacı davalı nezdinde çalışırken iş akdi son bulmakla, fesih ile birlikte kullanılmayan yıllık izin alacakları ücrete dönüşerek muaccel olur ve bundan son işveren sorumlu olur. Yıllık izin ücreti alacağının feshe bağlı alacak olduğu gözetilmeden, mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilerek, davacının yıllık izin ücreti alacağını mevcut olup olmadığı araştırılarak çıkacak sonuca göre hüküm kurmak gerekirken, 6111 sayılı yasanın 166.maddesi yanlış değerlendirilerek yıllık izin ücreti hakkının devirden sonra doğduğu gözetilmeden davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy