Mahkemesi : İskenderun 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/12/2013
Numarası : 2011/459-2013/1024
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 31/12/2005 - 25/08/2007 tarihleri arasında vinç operatörü olarak çalıştığını, iş akdinin fazla mesai ve diğer alacaklarını talep etmesi üzerine davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, günde 12 saat çalıştığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının takım sözleşmesi ile aralıklı olarak çalıştığını bu sebeple çalıştığı iddia edilen süredeki fiili çalışmasının bir yılı doldurmadığını, taleplerin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini ve başkaca bir alacağının da bulunmadığının savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalı işyerinde takım sözleşmesi çalıştığı ve çalıştığı gün kadar sigorta bildirimi yapıldığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Buna rağmen mahkemece, davacının hizmet süresini takvim gününe göre hesaplayıp kıdemini 1 yıl 7 ay 24 gün olarak bulan bilirkişi hesabının hükme esas alınması hatalıdır. Nitekim dairemizin emsal 2013/16534 E., 2014/647 K. sayılı ilamında da belirtildiği şekliyle dairemizin yerleşmiş uygulaması bu yöndedir. Davacının kıdeminin fiilen çalıştığı ve sigortaya bildirilen gün kadar olduğunun kabulü ile buna bağlı olarak dava dilekçesi ile talep edilen alacakların yeniden hesaplanması gerekirken hatalı raporun hükme esas alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasında davacı lehine hesaplanmış olan fazla mesai ücretine mahkemece hakkaniyet indirimi uygulanıp uygulanmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda fazla mesai ücreti hesaplanırken puantaj kayıtlarına dayanıldığı için mahkemece hakkaniyet yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa davacının çalıştığı gün sayısı yönünden puantaj kayıtlarına dayanılmış ise de çalışılan günlerde günlük kaç saat çalışıldığı hususu tanık beyanları ile açığa kavuşturulmuştur. Dolayısı ile davacının çalışılan günlerde kaç saat fazla mesai yaptığı hususu tanık anlatımlarına bağlı olarak hesaplanmış olmakla, hesaplanan fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeden fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy