Mahkemesi : Mersin 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 31/12/2013
Numarası : 2012/98-2013/612
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan İ.. Ü.., Ş.. S.. ve M.. Ş.. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar savunmalarında davacının tüm haklarını aldığını ve davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
Deniz İş Kanunu 1. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kap¬samına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu" takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde" başka bir şart aran¬maksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse yada diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Görev kamu düzeninden olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde tutulur.
Davacının çalıştığı iddia ettiği MEHMET REİS isimli gemiye ait belgelerden bu geminin 49,33 grostonalitonluk bir tekne olduğu anlaşılmakta ise de; davacının çalıştığı dönemde davalılar donatan-işletenlere ait kaç gemi olduğu, birden fazla gemi varsa toplam grostonalitolarının 100 grostonu geçip geçmediği, başka gemi yoksa ya da toplam grostonalitolarının 100 grostonu geçmemesi durumunda davalılar donatan- işletenlerin çalıştırdığı gemi adamı sayısının 5 kişiden fazla olup olmadığı araştırılmadan karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere dosyadaki veriler davalıya ait balıkçı teknesinde gemi adamı/kaptan olarak çalıştığını iddia eden davacının 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabi olup, olmadığını belirlemeye yeterli değildir.
Bu nedenle Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ve özellikle 854 sayılı Deniz İş Kanununun 1.maddesindeki unsurlara göre gerekli araştırma yapılarak davacının 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabi olup, olmadığı ve buna bağlı olarak Mahkemenin görevi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davacının 4857 sayılı yasaya tabi olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 07.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy