Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi
Tarihi : 06/02/2014
Numarası : 2012/362-2014/85
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işyerinde 01.09.2008-10.10.2012 tarihleri arasında kapıcı olarak çalıştığını, davalı tarafından haksız şekilde iş akdinin feshedildiğini, her yıl Kasım-Nisan ayları arasında haftada 7 gün 08.00-19.00 saatleri arasında, Nisan-Ekim ayları arasında ise sitede havuz bulunduğundan haftada 7 gün 06.30-23.00 saatleri arasında çalıştığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ,asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının devamsızlık yapmasından dolayı iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve başkaca bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücretin hesaplanması hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hafta tatilinde, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63.maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili, milli bayram-genel tatil mesai ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda dosya içeriği, tanık beyanları ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere davacı yaz sezonunda, yani havuzun açık olduğu dönemde fazla mesai yapmış, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışmıştır. Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık yaz sezonunun hangi ayları kapsadığı konusundadır. Mahkemece Nisan-Ekim dönemi havuzun açık olduğunu kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş ise de davacı tanığı olan ve davalı site içerisinde kuaförlük yapan tanık M.. G..'in beyanına göre havuzun Haziran başında açıldığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin hesaplamasının Haziran-Ekim dönemi için yapılması gerekirken, dosya içeriğine aykırı olarak Nisan-Ekim dönemi esas alınarak yapılmış olan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında davacının ücretinin tam olarak ödenip ödenmediği ve ödenmiş ise kalan miktarın hesaplaması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının İş Bankası nezdinde bulunan hesabına ait dökümlerin incelenmesi suretiyle ücret alacağı hesaplanmıştır. Tüm bu hesaplamalarda mahkemece davacıya ait banka hesap dökümleri istenip incelenmemiş ve davalı tarafından dosyaya sunulan lehdarı davacı olan Akbank Bankasına ait 28.09.2012 tarihli ve 800,00 TL. miktarlı dekont ile İş Bankası'na ait 05.03.2013 tarihli ve 1400,00 TL. miktarlı dekont bilirkişi tarafından göz önünde bulundurulmamıştır. Mahkemece davacıya ait banka hesap dökümleri dosya arasına alınarak ve davalının ücret alacağının ödendiğine dair itirazları ile sunduğu belgeler de değerlendirilmek suretiyle ücret alacağının hesaplanması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olması hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy