Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 25/02/2014
Numarası : 2012/857-2014/150
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili,davacının 01/07/2011-30/04/2012 tarihleri arasında operatör olarak çalıştığını, eksik gün ve ücret üzerinden değişik taşeronlar tarafından sigortalandığını, fakat hep davalının hizmetinde çalıştığını ve sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ücret ve ulusal bayram genel tatil ücretleri alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı ASKİ'nin kanalizasyon inşaat yapım işinin anahtar teslimi bir iş olduğunu ileri sürmüş ise de söz konusu kanalizasyon inşaat yapımında birçok taşeron firmanın değişerek çalışması ve davacının değişik taşeronlarda çalıştığı göz önünde bulundurularak işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarına ilişkin savunmaya itibar etmemiş davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki, asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin.
Bir işin bütünü ile anahtar teslimi olarak ihale ile başka bir işverene verildiği hallerde 4857 sayılı Yasanın 2.maddesi anlamında asıl-alt işveren ilişkisinden sözedilemez. Bu halde işini ihale ile anahtar teslimi veren işveren asıl işveren değil ihale makamı olup sorumluluğu 4857 sayılı Yasanın 36.maddesine göre belirlenmelidir.
4857 sayılı İş Kanununun 36. maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı davalı ASKİ Genel Müdürlüğüne ait işte alt işveren işçisi olarak çalıştığını iddia etmiştir. Davalı ihale makamı olduklarını, asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Dosya içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan Ö.. Müh. Ltd.Şirketi ve dava dışı E.. İnşaat E.. K.. arasında yapılmış sözleşmeler bulunmaktadır. Bunlardan ihbar olunan şirket ile yapılan sözleşme Seyhan, Çukurova ve Yüreğir -Sarıçam ilçeleri 5.Kısım Muhtelif Mahalleler Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi'ne ilişkin olup 28.02.2012 imza tarihi ve yürürlük tarihinden itibaren 210 gün içinde işin bitirilmesi öngörülmüştür. Dava dışı E.. İnşaaat Erol Kaptı ile yapılan sözleşme ise D-400 Karayolu İle TD8 Drenaj Kanalı Arası (2,00x4,00 mt. baks.) Y.. S.. Baks İnşaatı (1.kısım) Yapım İşi'ne ilişkindir ve 15.07.2011 tarihinden itibaren 200 gün içinde işin bitirilmesi kararlaştırılmıştır.
Hizmet cetvelinde ise davacının 09.07.2011-13.02.2012 tarihleri arasında Öze Müh. Ltd.Şirketinde, 18.02.2012-09.04.2012 tarihleri arasında Erol Kaptı ve 03.04.2012-15.05.2012 tarihleri arasında Semih isimli şirketlerde çalıştığı ancak Nisan 2012 yılında Ö.. şirketi üzerinden davalı ASKİ tarafından ücret ödemesi yapıldığı görülmektedir.
Davalı idarenin ihbar olunan ve dava dışı olan işverenlerle yaptığı sözleşmelerin konusu inşaat yapım işi olup geçici ve kesin kabul sistemi ile çalışıldığı şirketlerden teminat alındığı, sözleşme süresinin 210 gün olarak kararlaştırıldığı ve gecikme halinde cezalar öngörüldü anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalının sözü edilen işverenlerle yaptığı sözleşmelerle ihale edilen işin anahtar teslimi verildiği açık olup, iki ayrı ihale ile iki ayrı iş verilmiş olup Mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi birden fazla şirketin aynı işte çalışması sözkonusu değildir. Davalının ihale makamı olduğundan davalının sorumluluğunun her hakediş dönemi için işçinin 3'er aylık ücreti ile sınırlı olduğu, diğer alacaklardan sorumlu olmadığı dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy