Mahkemesi : Trabzon 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2011/227-2014/160
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin tahsili bakımından mahkemenin 2007/29 Esas 2009/844 Karar nolu dosyası ile dava açıldığını, alınan bilirkişi raporunda yıllık izin ücretinin 4.454,75 TL olarak hesaplandığını, mahkemenin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak bu alacağın 500,00 TL'lik bölümünün tahsiline karar verildiğini, kalan 3,954,75 TL'lik kısmının tahsili için Trabzon 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2840 sayılı takip dosyası ile icra takibini başlattıklarını, ancak davalı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek borçlunun yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına ve takip konusu alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Bu dava ile birleştirilen bakiye 10.970,00 TL tutarındaki kıdel tazminatının tahsili için yapılan icra takibine yöneli itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacakların likit olmadığını, sözü edilen 2007/29 Esas sayılı davada verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, kesinleşmediğini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece her iki dava bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ayrıca icra inkar tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Davacı vekili yıllık izin ücretini temyiz aşamasında bulunan 2007/29 esas sayılı davada verilen kararın yıllık izne ilişkin kısmı kesinleşmeden yani 12.04.2012 tarihinden önce 09.03.2011 tarihinde icra takibine konu etmiştir. Bu nedenle bu alacak bakımından likit bir alacaktan sözedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olmuştur.
3-Davacı vekili kıdem tazminatı yanında bunun işlemiş faizini de talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi kendisinin tespit ettiği faiz oranlarına göre 18.3.2006-12.07.2012 arasındaki dönem için 18.03.2006-18.03.2007 arası %21; 18.03.2007-18.03.2008 arası %26; 18.03.2008-18.03.2009 arası %24,5; 18.03.2009-18.03.2010 arası %25; 18.03.2010-18.03.2011 arası %23; 18.03.2011-18.03.2012 arası %17 ve 18.03.2012-03.07.2012 arası %18 faiz oranları üzerinden kıdem tazminatının işlemiş faizini hesap etmiş ise de, mahkemenin tarafların bildirdikleri bankalardan sormak sureti ile 18.03.2006-03.07.2012 arasındaki dönem için fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranlarını getirtikten sonra işlemiş faiz alacağı konusunda hesap raporu alması gerekirken yazılı şekilde hazırlanan rapora göre karar verilmesi doğru olmayıp bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy