Mahkemesi : Antalya 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/02/2014
Numarası : 2013/59-2014/44
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-osyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm ve davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin 10.02.2011 tarihinde feshedildiğini, feshin geçersizliği ve işe iade istemli olarak Antalya 4. İş Mahkemesinin 2011/117 E sayılı işe iade davasının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı işverenin işe başlamaya davet yazısının yasada belirtilen 30 günlük işe başlama son günü olan 22.11.2011 tarihi geçtikten bir gün sonra tebliğ edildiğini, son 3 gün kala 19.11.2011 tarihinde noterden gönderildiğini, davalı işverenliğin işe başlama ihtar tarihi ve tebliğ tarihi dikkate alındığında işe davetin samimi olmadığını, dava dışı davacı ile aynı konumda olan bir kısım işçilerin işe başlatıldıktan sonra değişik zorlamalarla işten ayrılmak zorunda bırakıldığını, bu durumun işverenliğin işe davette samimi olmadığının göstergesi olduğunu iddia ederek icra takibine itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yasal süresi içinde davacıya işe davet ihtarı gönderildiği, dava dışı kişiler ile arasındaki davaların delil olarak gösterilemeyeceğini, işe başlama konusunda portör muayenesi gibi belgelerin istendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde işveren tarafından gönderilen işe başlama yazısının 30 günlük yasal başlatma suresinden sonra tebliğ edildiğini, son üç gün kala tebligatın gönderilmesi ve tebliğ tarihinin davalının samimi olmadığının göstergesi olduğunu, kendisiyle aynı durumda bulunan dava dışı bir kısım işçinin işe başlamak için iş yerine gittiklerinde kendilerinden birtakım belgeler istendiğini, evrakları tamamlamayanların işe başlatılmadığını tamamlayanların ise seni daha sonra çağıracağız diyerek işe başlatılmadan gönderildiklerini, dava dışı işçiler zor durumda bırakılarak kendileriyle bir miktar para ödenmesi konusunda uzlaşma tutanağı imzalandığını, bu şekilde işe başlatılmadıklarını, davacının arkadaşlarından bu durumu öğrenmesi üzerine yasal haklarının tamamını talep ettiğini belirtmiştir. Davacı işe başlamak istediğine dair başvuruda bulunduğu ve işveren tarafından işe başlatılmadığına dair tanık dinletmemiştir.
Davalının gönderdiği işe başlama yazısının yasal süre içerisinde tebliğe çıkarıldığı postadaki gecikmenin sonuca etkisi bulunmadığı, davacının kendisi bizzat işe başvuru yapmayarak dava dışı arkadaşlarını emsal göstererek davalının başvuru yapanları işe başlatmadığını savunduğu anlaşılmakla davacının usulüne uygun işe başlama konusunda samimi olduğunu gösteren eylemi bulunmadığı ve işverenin işe başlatmadığı ispatlanamadığından, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacaklarına ilişkin davacının yaptığı takip haksız olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, temyiz harcının davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy