Mahkemesi : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 27/12/2012
Numarası : 2011/264-2012/455
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, alacağının sağlanması amacıyla Alaplı İcra Müdürlüğünün 2011/580 takip nolu dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu davalının süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, davalı işyerinde özel eğitim öğretmeni olarak 23.6.2008 tarihinde işe başladığını, 28.01.2011 tarihinde işten ayrıldığını, işe başladığı tarihten itibaren ücretinin sözleşmede belirtilen kısmının bankaya yatırıldığını geri kalan kısmının da elden ödendiğini net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile borçlu aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı, davanın husumet yönünden eksik açıldığını, davalı olarak gözüken tarafından esasında Limited Şirketi olduğunu, bu nedenle davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, davacının belirtilen sürede şirkette sözleşmeli olarak çalışmış olduğunu, son olarak da 28.01.2011 tarihinde kendi isteği ile istifa dilekçesi vererek şirketten ayrıldığını, davacıya çalıştığı süre içinde tüm ücret ödemelerine ilişkin maaş bordrolarının imzalandığını, ücret ödemelerine ilişkin bazı ayların ödemesi ise banka vasıtası ile hesabına ödendiğini, dolayısıyla davacının tüm iddialarının gerçek dışı oduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, dosyadaki delil durumunu dikkate alarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Somut olayda, davacı işçi, ücretlerinin ya hiç ödenmediği ya da eksek ödendiğini belirterek Alaplı İcra Dairesi aracılığıyla 20.04.2011 tarihinde icra takibi başlatmış, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Takip talebi ve ödeme emrinde hangi aya ait ücretin eksik ya da hiç ödenmediği tek tek belirttiği görülmüştür.
Yine davacıya ait banka kayıtları sunulmuş olup düzenli bir ödeme sistemi bulunmadığı izlenmiş ve aynı şekilde davacının ödenmediğini ya da eksik ödendiğini iddia ettiği aylara ait ücret ödemelerinin de olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyaya sunulan bordrolardan sadece Aralık 2010 ve Ocak 2011 bordrolarının imzasız olduğu da görülmüştür.
Hal böyle olunca mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi içinde aylık net 1.500,00 TL ücret aldığının kabulü ile davacının icra takibine konu ettiği ücret ve bu ücretlerin ödenmesi gerektiği tarih aralığı ile davacıya ait banka kayıtları ve bordrolar karşılaştırılarak davacının bakiye ücret alacağı olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi olmalıdır. Aksi halde davacıya mükerrer ücret ödemesine neden olunması mümkündür.
Bu nedenle mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıya ait banka kayıtları ile bordrolar karşılaştırılıp fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
3-Kabule göre de davacının çalıştığı davalı işverenin unvanının gerekçeli karar başlığında eksik yazılması yanında yine karar başlığında "iş mahkemesi sıfatıyla" yargılamanın yapılmış olduğunun belirtilmemesi de hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy