Mahkemesi: Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi: 22/11/2013
Numarası: 2012/704-2013/414
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının işten ayrılırken kendi sağlık sebeplerini ileri sürdüğünü ve bunun üzerine davacının ibraname ile de görüleceği üzere kendi isteğiyle işten ayrıldığını, bu nedenle davacının işten çıkarıldığı iddiasının maddi dayanağı olmadığını, işyerinde 30 dan az işçi çalıştığını, dava şartı oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, feshin yapıldığı Ağustos ayında 30 işçinin çalıştığı ve feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının işgüvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, davacının çalıştığı şubeye ait SGK kaydında fesih ayı olan Ağustos 2012 de davacı dahil 11 işçi gözüktüğü, davalının Bakırköy Osmaniye Yeşilsu Sok No: 4 adresindeki işyerinde 10 işçi kayıtlı ise de 1 işçinin 22.08.2012 tarihinden(fesih) sonra 31.08.2012 tarihinde işe girişi olduğundan sayıya dahil edilemeyeceği; davalının Merkez Mah Hanım Sok Bahçelievler İstanbul adresindeki işyerinde ise 6 işçi gözüktüğü, 2 işçinin 13.08.2012 tarihinde işten ayrıldığı kayıtlı olup bu tarihin davacının fesih tarihinden 9 gün önce olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla toplam 3 işyeri ile ilgili olarak SGK kayıtlarından fesih tarihi itibariyle işyerinde çalışan işçi sayısının davacı dahil 27 kişi olduğu, 2 işçinin davacıdan 9 gün önce işten çıkışının olduğu, 1 işçinin ise davacının iş aktinin feshinden sonra işe girişi olduğu ve böylece mahkemece bu çıkan ve giren işçi ile birlikte işçi sayısının 30 işçi kabul edildiği sonucuna varılmıştır.
Ancak davacıdan sonra işe girdiği anlaşılan işçinin sayıya dahil edilmesi mümkün olmadığından; davalı şirketin Türkiye'deki tüm işyerleri araştırılarak aynı iş kolunda fesih bildirim tarihi itibariyle 30 dan fazla işçi bulunup bulunmadığı araştırılarak, davalının başkaca işyeri olmadığının ve şubelerdeki işçi sayısının 30 dan az olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmeli aksi halde feshin geçerli olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın ve eksik araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığını, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.