Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi
Tarihi : 11/02/2014
Numarası : 2012/417-2014/96
Taraflar arasındaki davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdini kendisinin istifa ederek feshettiğini kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini ve tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş ilişkisinin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği sonucuna gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece, davacının 7.11.2012 tarihi itibariyle iş akdinin haksız feshi kabul edilerek alacakları hüküm altına alınmış ise de, davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde,en son bildirimin 30.10.2012 tarihinde olduğu, sonraki tarihlerdeki hareketlerin görülmediği; işten ayrılış bildirgesine göre 9.11.2012 tarihinde davacının “16” kodu ile -iş akdi feshedilmeden işverenin başka bir işyerine nakli- olarak bildirim yapıldığı ve 10.11.2012 tarihinde de davalıya ait 1223315 sicil nolu işyerinden bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava dilekçesinde iddia edildiği üzere 7.11.2012 tarihi itibariyle iş akdinin davalı tarafından feshedildiğinin kabulü mümkün değildir. Ancak duruma göre işçinin dava açmak suretiyle iş akdini eylemli feshi sözkonusu olabilecektir. Mahkemece, bu hususu açıklığa kavuşturularak, davacının işyerinden tam olarak ne zaman ayrıldığının tespiti ve fesih olgusunun bu bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmesi suretiyle taleplerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy