Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 01/04/2014
Numarası : 2013/255-2014/231
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini ve davacının yıllık izin ve genel tatil ücret alacağı olduğunu öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdine haklı olarak son verildiğini, genel tatillerde çalışma olmadığını, yıllık izinlerin ise kullandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacının işe gelmediğine dair 19/12/2012 tarihinde tutanak düzenlemiş olduğu ancak daha sonraki tarihlerde düzenlenen bir tutanağa rastlanmadığı, davalının tanzim ettiği aralık 2012 tarihli bordroda davacı adına ayın tamamı için ücret tahakkuk ettirildiği, davalının devamsızlık, aracın izinsiz alınması, işyerine alkollü gelinmesi savunmalarını ve ıspat yükü kendisinde olduğu halde feshin haklı olduğunu davacının yıllık izinlerinin tamamını kullandığını ya da ücretinin ödendiğini ıspatlayamadığı, davacının ise genel tatillerde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
İş mahkemesinin görevi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde görev itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında görev itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de res'en görev hususunu araştırabilir.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Kanunu'nun 4. maddesinin 2/( f ) bendinde göre; Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işlerin iş kanununa tabi olacağı; aynı maddenin I/(b) bendine göre ise; 50'den az işçi çalıştıran (50 dahil)tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerdeki iş ve iş ilişkilerinde İş Kanunu'nun hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, davacının davalıya ait tavuk çiftliğinde kümes hayvanları yetiştirme işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalıya ait tavuk çiftliğinde davacının yaptığı işin tarım işi olup olmadığı ve iş akdinin fesih tarihinde işyerinde çalışan sayısının 50'nin üzerinde olup olmadığı araştırılıp görev hususu üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itarazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy