Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 04/03/2014
Numarası : 2012/518-2014/159
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm davalılar vekillerince süresi içinde temyiz edilmiş, davalı S... D.. H.. AŞ.vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş aktinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında feshin hangi tarafça hangi tarihte yapıldığı, şekli ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazanması durumunda faiz başlangıç tarihi hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde yaşlılık aylığına hak kazanması sebebi ile iş aktini fesehttiğini bildirmiştir. Buna rağmen mahkeme gerekçesinde işverenin haksız feshine dayanması, ne dosya içeriği ile ne de davacının talebi ile uyuşmamaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, malüllük ve toptan ödeme yönlerinde bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yüküm doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı ve buna ilişkin belgeyi hangi tarihte işverene ibraz ettiği mahkemece araştırılmamıştır. Bu hususlarda araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalılara iadesine, 09.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy