Mahkemesi : Finike Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 22/01/2014
Numarası : 2008/371-2014/32
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 07/04/2006 - 30/11/2007 tarihleri arasında aşçıbaşı olarak çalıştığını, davalı tarafından neden göstermeksizin iş akdinin fesh edildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, ücret, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacının kendi biriminde işten ayrılmış olan işçileri çalışıyor gibi göstererek, bu şahıslar adına maaşlarını çekmek suretiyle yolsuzluk yaptığının tespit edildiğini, bu sebeple iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve başka bir alacağının da olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda davacının davalı işyerinde aşçıbaşı olarak yönetici pozisyonunda çalışırken davalı şirketin iç denetçileri tarafından denetlendiği, bu denetleme sonucu 30.11.2007 tarihinde, davacının dava dışı personel müdürü ile işbirliği yaparak işten ayrılmış mutfak personelini çalışıyor gibi göstermek suretiyle bu kişilere ait maaşları zimmetlerine geçirdiklerinin tespiti ile tutanak tutulduğu ve davacının iş akdine 4857 sayılı İK. 25/II-e maddesi gereği son verildiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan 30.11.2007 tarihli denetim raporunda bulunan davacının imzaladığı ödeme makbuzları, sözkonusu personele ait hizmet cetvelleri, imzalı bordrolar, istifa mektupları ve diğer evraklara göre İsmail Şeker adlı mutfak personelinin 30.06.2007 de işten ayrılmasına rağmen 19.07.2007 tarihine kadar çalışmadığı halde çalışıyor gösterildiği ve bu kişiye ait 19 günlük maaşın davacıya verilmiş bir vekalet olmamasına rağmen davacı imzasına makbuz ile ödendiği, bu şahsın 13.07.2007 de başka bir işyerinde çalışmaya başladığı; A.. C.. isimli mutfak personelinin 28.04.2007 de istifa etmesine rağmen takip eden Mayıs ayı maaşının davacıya verilmiş bir vekalet olmamasına rağmen davacı imzasına makbuz ile ödendiği; ve yine mutfak personeli Ö.. B.. isimli şahsın kendi ikrarı ile 2007 yılı Haziran ayının sonunda işten ayrılmasına rağmen 23.07.2007 tarihine kadar çalışmış gibi gösterildiği ve 23 günlük çalışma karşılığının davacıya el yazılı vekalet karşılığı ödendiği, fakat bu vekaletteki el yazısı ve imza ile Ö.. B..'un el yazısı ve imzasının farklı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu vakıa ve belgelere göre davacının iş akdinin davalı tarafından 4857 sayılı İK. 25/II-e maddesi gereği haklı nedene dayalı olarak fesh edildiği gözetilmeden, mahkemece davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.07.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy