Mahkemesi : Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 06/09/2013
Numarası : 2011/75-2013/457
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı iş akdinin davalı işveren tarafından haksız, sebepsiz ve bildirimsiz olarak feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davacının farklı şirketlerde çalışmalarının mevcut olduğunu, müteselsil sorumluluktan bahsedilemeyeceğini, şirketlerin her birinin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, iklim ve doğa koşulları sebebi ile madende sadece yılın 4-5 ayında çalışma yapıldığını, davacının mevsimlik işçi olduğunu, çalışılmayan aylarda ödenmeye devam eden sigorta primlerinin ve maaşların kıdem ihbar vs gibi tazminatlara mahsup edileceği konusunda davacı ile şifahi olarak anlaşıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, Sigortalı Hizmet Dökümünün incelenmesinden davacının K.. Taş Sanayi ve Tic. Paz. Ltd.Şti. 'nde işe başladığı, bu iş yerinin ticaret ünvanın davalı olan M.. İ.. Ltd. Şti. olarak değiştirildiği, davalı G.. Aş.ye ait olan maden sahasının Karadeniz Taş Sanayi ve Tic. Paz. Ltd.Şti. tarafından işletileceğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle davalıların müteselsil sorumlu olduğu, iş akdinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği gerekçeleriyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin çalışma süresi çekişme konusudur.
Davacı, davalı şirketler bünyesinde kesintisiz çalıştığını iddia ederken dosyaya sunulan hizmet cetveli incelendiğinde davacının çalışmalarının kesintili olduğu görülmüştür. Ayrıca gerek davalılar vekilinin gerekse dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacının çalışmasının kesintisiz olmadığı da anlaşılmıştır. Mahkemece kesintisiz çalışmış gibi belirlenen hizmet süresi üzerinden yapılan hesaplamaların hükme esas alınması hatalıdır.
Ayrıca davacının dava dilekçesinde işten çıkış tarihi olarak 31.10.2010 tarihini belirtmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda işten çıkış tarihi olarak 20.11.2010 tarihi esas alınarak 6100 Sayılı HMK’nun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde talep edilen işçilik alacaklarının hesaplanması da doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, talep ile bağlı kalınarak ve davacının kesintisiz çalışması da bulunmadığından resmi kayıtlardaki çalışma ve prim ödeme gün sayısı esas alınarak (fasılalı çalışmalar toplamı) hizmet süresi belirlenip bu belirlenen süre üzerinden dava konusu alacakları hesaplamaktır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy