Mahkemesi : Kahramanmaraş 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/01/2014
Numarası : 2013/36-2014/17
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 20.09.1996-30.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını ve emekli olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ulusal bayram genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığının ispatı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde cumartesi tam gün çalıştığını iddia ederek hafta tatili alacağını talep etmiştir. Cumartesi tatil günü değil iş günüdür. İşveren haftada bir gün 24 saat kesintisiz dinlenme imkanı sağlamak suretiyle hafta tatilini Pazar günü dışında haftanın herhangi bir gününde de kullandırabilir. Davacının Cumartesi günü çalışması nedeniyle hafta tatili ücreti talebi yerinde değildir.
Diğer yandan hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretinin ispatı yönünde dinlenilen davacı tanıklardan Haydar davacının hiçbir şekilde hafta tatili ve ulusal bayram günlerinde çalışmadığını beyan etmiş, diğer tanık E.. ise aksine çalıştıklarını beyan etmiştir. Davacı tanıklarının beyanları arasındaki çelişki açıkça sorulmasına rağmen giderilememiştir. Davacı vekili H..’ın soruları anlamadığını, aleyhe beyanlarını kabul etmediğini ifade etmiş ise de çelişkili beyanlara itibar edilemeyeceği açıktır. Davacının diğer tanığı Hikmet ise davalı işyerinden 7 yıl önce ayrıldığından zamanaşımı defi nedeniyle beyanlarının çalışma dönemi aralığı itibariyle hükme esas alınması da mümkün değildir.
Davacının hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını usulüne uygun olarak ispatlayamadığı dikkate alınmaksızın alacakların kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy