Mahkemesi : İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/03/2014
Numarası : 2013/364-2014/214
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmaması nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalılardan G.. A.Ş.'de çalışması olmadığını, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının diğer davalı şirketin çalışanı olduğunu, davalının iş yaptığı dava dışı şirketle olan sözleşmenin sonaermesi nedeni ile davacının Avcılar'daki işyerindeki işe davet edildiğini, ancak işe başlamadığını, dava dışı şirkette yeni dönem ihalesini alan Üç Öğün isimli şirkette çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece gider avansının süresinde yatırılmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2013 tarihli ilamı ile özetle, verilen kesin süresinin usulune uygun olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece usuli eksiklik giderilmiş, davanın esasına girilmiş, deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış ve iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın her iki davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davasını her iki davalıya karşı açmış ise de, davacının kayden çalışması görünmeyen davalı G.. A.Ş.'nin davacının alacaklarından ne sebeple sorumlu olduğuna dair herhangibir açıklamada bulunmamıştır. Dinlenen davacı tanığı G.. isimli bir şirket duymadığını beyan etmiştir. Getirtilen hizmet cetveline göre davacının çalışmaları B.. Limited şirketi nezdinde geçmiştir. Her iki şirket arasında organik bağ var ise de, davacının kayden ve fiilen hiçbir bağlantısı olduğu ispatlanamayan davalı G.. A.Ş.'nin sırf organik bağ nedeni ile sorumlu tutulması doğru değildir.
3-Dosya içerisinde bulunan ve aksi iddia ve ispat edilmemiş olan hizmet cetveline göre davacı davalı B.. Limited şirketi nezdinde 18.11.2006 tarihinden itibaren çalıştığı, bilirkişi tespitinin de bu yönde olduğu, buna rağmen davacının 18.10.2006 tarihinden itibaren çalıştığı kabul edilerek hizmet süresinin ve işçilik alacaklarının hesap edilmesi hatalı olmuştur. Davacının 18.11.2006-01.10.2009 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hizmet süresi ve işçilik alacakları hesaplanmalıdır.
4-Davacı vekili davacının hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek ücret talebinde bulunmuş ise de, hafta tatillerinde ve diğer tatil günlerinde çalıştığı ispat etmekle yükümlü olan davacının dinlettiği tanık davacının hafta tatillerinde ve milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına dair beyanda bulunmamış, bilgi ve görgüsünün daha ziyade aynı yerde çalışan ve benzer istemlerle dava açan N.. ve E.. isimli işçilerin çalışma düzenine ilişkin olduğunu söylemiş, bu kişilerin pazar günü izinli olduğunu belirtmiş, milli bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmaları hakkında bilgi vermemiştir. Davalı tanığı ise davacının hafta tatilini kullandığını beyan etmiştir. Hal böyle olunca davacının iddiasını ispat edememesi nedeni ile hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil çalışma ücret taleplerinin reddi yerine, davalının bu tatil günlerinde çalışmayı inkar eden çalışılmış ise de ücretinin ödendiğini belirtilen savunmasına göre, hafta tatili veya milli bayram ve genel tatil çalışmaları karşılığında verildiği konusunda açıklık bulunmayan ücretsiz izin belgeleri de dayanak gösterilerek alacakların hesap edilmesi ve mahkemece hüküm altına alınması doğru olmamıştır. İspatlanamayan bu taleplerin reddi gerekir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy