Mahkemesi: Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi: 26/12/2013 (13/03/2014 T.Ek Karar)
Numarası: 2005/303-2013/659
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 13/03/2014 tarihli temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin ek kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321/2. Maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda kararın tefhimi, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Somut olayda yargılamanın sona ermesi üzerine verilen kararın gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği anlaşıldığından, temyiz süresinin tefhimden değil gerekçeli kararın tebliğ tarihinden başlatılması gerekir. Davacıya gerekçeli karar 20.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 28.02.2014 tarihinde ve süresi içinde kararı temyiz ettiğinden, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 13/03/2014 tarihli ek karar bozularak ortadan kaldırılmalı, davacının 26/12/2013 tarihli karara yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
Davacı vekili, müvekkili E.. Y..'ın S.S. Erbaa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin 02 Eylül 2004 tarih 61 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile aylık net 2.300,00 TL ücret karşılığında sözleşme yapılmasına karar verildiğini ve bu karar doğrultusunda 30 Eylül 2004 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği sözleşmenin süresinin 01/10/2004 tarihinde başlayıp 01/10/2009 tarihinde sona ereceğinin belirtildiği, yine sözleşmenin tazminat bölümünde "sözleşmenin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın fesih edilmesi halinde, hizmet süresi ile öngörülen sürenin sonuna kadar aylık ücreti kadar tazminat ödeneceğinin" bildirdiği, bu karar ve sözleşmeye rağmen Kooperatif Yönetim Kurulunun 17/05/2005 tarih 122 sayılı kararı ile müvekkilinin iş akdinin feshedildiğini bildirerek cezai şart alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde sözleşmenin süre bitiminden önce feshedilmesi halinde geriye kalan süre için ücret talep edilebileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 30/09/2004 tarihli sözleşme, asgari süresi belirlenmiş belirsiz süreli iş sözleşmesidir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, asgari süresi belirtilmiş belirsiz süreli iş sözleşmelerinde kararlaştırılan cezai şart hukuken geçerlidir.
Somut olayda, asgari süresi belirlenmiş iş sözleşmelerinde cezai şart yönünden konulan hüküm geçerli olduğundan mahkemenin "sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme olduğu, bu durumda ceza-i şart isteminin yerinde olmadığı" yönündeki gerekçesi isabetli değildir.
Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 13/03/2014 tarihli ek kararın bozulup kaldırılmasına, temyiz olunan 26/12/2013 tarihli kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy