Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2010/832-2014/200
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 30/08/1996 yılında hizmet sözleşmesi ile davalı şirketle sözleşme imzaladığını, bu tarihden 2008 yılına kadar aralıksız çalıştığını, davalı şirketin bayan giyim bölümünde satışa sunacağı ve bu satışlara karşılık satışlardan elde edilen cironun %3'ünün davacıya verilmesinin gerektiğini, ancak bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığını öne sürerek, % 3'lük cironun parasal olarak değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 5.000,00TL alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, bu davanın iş mahkemelerinin görevine girmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının bayan giyim, erkek giyim, spor giyim, çocuk giyim satışları konusunda faaliyet göstermediğini ve bu bağlamda elde edilmeyen bir cirodan davacıya % 3 lük bir prim ödemesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 30/08/1996 tarihinde başlangıç gösteren sözleşme ile davalı K.. A..'de çalışacağına dair sözleşme yaptığı ancak SGK'dan getirtilen hizmet cetvelinde dava dışı K..Gıda Giyim Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş.'de 20/06/1995 tarihinde başlayıp 01/02/2008 tarihinde sona eren hizmetinin bulunduğu, davacının hizmetinin geçtiği şirket ile davalı şirketin ayrı tüzel kişiliğe sahip oldukları, davacının hizmetinin geçtiği dava dışı şirketteki hizmeti üzerinden emekli olarak yaşlılık aylığı almaya başladığı, emekli olduktan sonra sözleşme yaptığı davalı şirketteki geriye dönük 14 yıllık ücretlerini hiç alamadığını iddia ederek bu davayı açtığı, davalı şirket aleyhine Konya 3.İş Mahkemesine ait 2013/ 423 Esas sayılı dava dosyasında açtığı, hizmet tespiti davasının da red edildiği, Davacının hizmetinin geçtiği şirketçe SGK'ya verilen işe giriş bildirgesinde imzasınında olduğu dolayısıyla fiilen çalıştığı şirketi bildiği nazara alınarak hasımda yanılma olarak da değerlendirilmeyerek davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Uygulamada işverenlerin değişik isimler adında işletme ve şirket kurdukları, aynı yerde değişik isimler adı altında faaliyet yürüttükleri görülmektedir. Buna paralel olarak da işçi bu değişik şirketlerde girdi çıktı veya tabela şirketinde çalışırken sigortası başka bir şirket tarafından yatırılıyor gösterilmektedir. Bu gibi olayların çözümünde organik bağ ve birlikte istihdam konuları araştırılmalıdır.
Ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması, şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması, faaliyet konularının aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri hallerinde organik bağdan söz edilebilir.
Firmaların ticari merkezleri, faaliyet alanları ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olması, davacının ara vermeksizin bir şirketten diğerine geçiş yapması, kesintisiz çalışmaya devam etmesi hallerinde şirketler arasında organik bağ bulunmaktadır
Bir şirketin kapatılarak kapanan şirketin çalışanlarının aynı ortaklara bağlı başka şirkette çalıştırılması halinde de işyeri devrinden değil organik bağdan hareket etmek gerekir.
Organik bağ birlikte istihdam şeklinde de karşımıza çıkabilir. Birlikte istihdam bir işçinin aynı hizmeti, birbiri ile yönetimsel, ticari veya sözleşmesel bir bağı bulunan birden fazla işverene sunmasıdır. Bu şirketler genel olarak grup veya aile şirketleri olarak karşımıza çıkar. Kısmi süreli çalışma gibi ayrım yapılması hangi şirkete ne kadar hizmet verdiği çalışma içiçe girdiğinden bilinmesi mümkün değildir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmesi, işçinin bütün şirketlere aynı anda hizmet etmesi halinde, ücret işverenlerin biri ya da birkaçı tarafından ödense veya sosyal sigorta priminin başka bir işverence yatırılsa bile birlikte istihdam sözkonusudur.
Organik bağ ve birlikte istihdam hallerinde bütün şirketler işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar.
Dosya içerisinde bulunan birleşme (devir) sözleşmesine göre K..Sanayi ve Ticaret Yatırım Holding A.Ş. tüm aktif ve pasifleriyle davalı K...H..AŞ'ye devrolunmuş olup, davalı şirketin ortakları arasında dava dışı davacı tarafından davaya dahil edilmek istenilen K.. Giyim Gıda Turizm San. İç ve Dış Ticaret A.Ş de bulunmaktadır.
Davacının 30.08.1996 tarihli iş sözleşmesine göre işveren davalı şirket olup sigorta hizmet cetveline göre ise davacı dava dışı K.. Giyim Gıda Turizm San. İç ve Dış Ticaret A.Ş'de sigortalı gösterilmiştir. Şu halde şirketler arasında organik bağ olduğu ve davalı şirketin dava dışı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ortadadır.
Bu nedenle, davalı şirketin taraf sıfatı olduğunun kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 07.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy