Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 11/03/2014
Numarası : 2005/1252-2014/105
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili,davalı işçinin davacı yanında çalıştığı süreç içerisinde, davalıya ait 72.454,00 TL'nı zimmetine geçirdiğini belirterek söz konusu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili,davalı işçinin davacı yanında çalıştığı zaman aralığında herhangi bir usulsüz işlemi bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dosyadaki toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz incelemesine konu dosya içerisinde yer alan ve davacının talebine sebep gösterdiği eylemlerle ilgili davalı işçinin emniyeti suistimal suçundan sanık olarak yargılandığı Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/998 Esas – 2010/1106 Karar sayılı dava dosyası içeriğinden; davalı işçi hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2012/4467-46642 E-K sayılı ilamı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere temel kaide olarak ceza mahkemesi kararları hukuk mahkemesini bağlamaz. Kaldı ki, ilk derece mahkemesi kararı delil yetersizliğinden beraat kararıdır ve Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından temyiz incelemesi aşamasında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmiş olmakla, ceza yargılaması sonucunda maddi vakıaların kesin bir şekilde saptandığından da bahsedilemez. Ayrıca söz konusu ceza yargılamasına dair dosya içerisinde üç ayrı bilirkişi raporu bulunmakta olup içerik itibariyle raporlar arasında çelişkiler bulunduğu da tespit edilmektedir.
Davacı tarafın temel iddiası, bir kısım tahsilatların davalı işçi tarafından işverene verilmeyerek zimmete geçirildiği olup bu iddiaya ilişkin bazı tahsilat verileri içeren belgelere dayanılmaktadır.Gerek ceza yargılamasında gerekse temyiz incelemesine konu dosya kapsamında davalı işçinin davacı iddiası ve bu bağlamda davacı tarafından sunulan belgeler hakkında açık bir beyanının alınmadığı anlaşılmaktadır.Yine dosya içerisinde yer alan 29.1.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, sadece şirket defterlerinde yer alan verilerden hareketle ve nakit olarak tahsil edilen sigorta primlerinin şirkete ödenmemesi sebebiyle poliçesi iptal edilen müşteri bulunmadığı tespitine dayanılarak davacı tarafın iddiasını ispat edemediği sonucuna varıldığı görülmektedir. Davacı taraf davalının kayıtlar üzerindeki tahrifatına dayanmakta olup kayıtlardaki aksaklığın işverence anlaşılabileceği tarihe kadar müşteri poliçelerini iptal etmesi de kendisinden beklenemeyeceğinden tek başına söz konusu tespit davacı iddialarına cevap vermeyecektir.
Şu halde Mahkemece yapılacak iş; HMK.'nun 169 ve devamı maddeleri gereği davalı işçiyi isticvap ederek, davacı tarafın iddiaları ve özellikle davacı tarafın dayandığı kayıt ve belgeler hususunda detaylı beyanına başvurduktan sonra, sigortacılık konularında uzmanlardan oluşacak bilirkişi heyetinden davacı tarafın iddialarına cevap veren ve gerek ceza dosyası kapsamında gerekse de temyiz incelemesine konu dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında yer alan tespitler arasındaki çelişkileri giderecek rapor almak ve sonuca göre karar vermek olmalıdır.Eksik inceleme ile davanın reddedilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
B
Full & Egal Universal Law Academy