Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 17/04/2014
Numarası : 2012/286-2014/257
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde bekçi olarak çalışırken 2001 yılında daimi kadroya geçirildiğini, daha sonra emekli olduğunu, 330 günü aşan çalışması bulunan 1999 yılı yıllık izin ücretinin ve fazla mesailerinin ödenmediğinden bahisle ödetilmesini istemiştir.
Davalı, mevsimlik işçi iken yasal olarak yıllık izin hakkının bulunmadığını, kadroya geçtikten sonra ise tüm izinlerinin yasaya uygun olarak kullandırıldığı ya da emeklilik işlemleri sırasında ücretinin ödendiğini bu nedenle alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, mevsimlik iş akdi ile çalıştığı sabit olan davacının 1999 yılındaki çalışmasının 11 ayın üzerinde olduğu görülmüş buna göre bu dönem için mevsimlik akitten sürekli çalışma olgusuna geçildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mevsimlik işçi olarak çalışan işçinin yıllık izin hakkı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanunun 53'üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanamaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi İş Kanununun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, bu kural nispi emredici nitelikte olup, işçi lehine bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir. Bu durumda sözleşmedeki izinle ilgili hükümler uygulanacaktır. Diğer taraftan, bir işyerinde mevsimlik olarak çalıştırılan işçi, mevsim bitiminde, mevsimlik iş dışında askı süresi içinde işverenin diğer işyerlerinde çalıştırılıyorsa, devamlı bir çalışma olgusu söz konusu olduğundan, bu durumda işçinin yıllık ücretli izin hükümlerinden yararlandırılması gerekir. Aynı işverene ait yazlık ve kışlık tesislerde, sezonluk işlerde fakat tam yıl çalışan işçiler de, 4857 sayılı Yasanın 53/3 maddesi ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 12'nci maddesi uyarınca yıllık ücretli izne hak kazanacaklardır.
Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde ve duruşmada alınan beyanında, 1999 yılı ücretli izin hakkı yönünden dönem itibariyle TİSden yararlanmadıklarını ve Yürürlükteki İş Yasası hükümlerine göre hesaplanması talebinde bulunmasına rağmen, mahkemece, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, 1999 yılı için o dönem yürürlükteki TİS gereği kıdemine göre, 30 günlük izin hakkı bulunduğu kabulü ile hesaplanan ücreti hüküm altına alınmıştır. Oysa ki, burada hüküm altına alınması gereken, yerleşik yargı kararları gereği, yılda 330 günden fazla hizmet bildirimi olan 1999 yılı için izin hakkı olduğunun kabulü ile yürürlükteki İş Yasası hükümlerine göre, yılık izin ücreti alacağını belirlemekten ibarettir. Hatalı değerlendirme ile tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olup bozma nedenidir.
3-Mahkemece, davacının hesaplanan 11.405,55 TL fazla mesai alacağından %50 indirimle 6.845,73 TL olarak hüküm altına alınmıştır. Ancak hesaplama sırasında matematiksel bir hata yapılmıştır. Kabul edilen brüt 11.405,55 TL fazla mesai alacağından %50 indirimli hali 5.704,77 TL'dir. Mahkemece hatalı hesaplama ile fazla alacağa hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.
Ayrıca kabule göre de, davalı lehine hesaplana vekalet ücreti eksiktir. Ancak bu husus kurulacak yeni hükümle birlikte değerlendirileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy