Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/12/2013
Numarası : 2012/224-2013/1019
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı S.. B..na bağlı Adana il Sağlık Müdürlüğünün bazı işlerini taşeron şirkete verdiğini, bunların kan alma, kan sonucunu çıkarma, kan postası, kan tahlili, torba kanları alma, testlerini yapma, kültür çalışması, eliza testi, kan ayrışımını yapmak ve barkot yapıştırmak kısaca hastanedeki memurların yapması gereken tüm işler olduğunu, müvekkilinin 01.03.2006 tarihinde G.. Ltd. Şti. nin işçisi olarak Adana Numune Hastanesinde işe başladığını, iş akdinin haksız olarak 03.06.2010 tarihinde feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ilave tediye ve ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının 2009 yılı bahar ayında işten ayrıldığını, kendisine ihbar ve kıdem tazminatı da dahil olmak üzere haklarının ödendiğini, buna dair davacı imzasını taşıyan ibranamenin olduğunu, fazla mesai yapılması durumunda hafta için izin kullanıldığını, davacının izinli olduğu günlerde şirkete gelmesinin mesai olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda dosya içerisinde çalışma dönemine ilişkin belli dönemler halinde kullandırıldığı için davacının da imzasını içeren 10.07.2009 ve 15.08.2009 tarihli yıllık izin belgeleri mevcut olduğu halde mahkemece bu belgeler değerlendirilmeksizin tüm çalışma dönemi için yıllık izin alacağı hesabı yapan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy