Mahkemesi : Adana 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/03/2014
Numarası : 2012/451-2014/186
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde tamir ustası olarak 2003 yılında çalışmaya başladığını, iş akdinin 29.02.2012 tarihinde feshedildiğini, aynı tarihte tazminatlarının bankaya yatırılacağı söylenerek ibraname imzalatıldığını, anılan ibranamenin hükümsüz olduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 2003-29.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını, ancak iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiğini, ibraname söz konusu olmadığını, davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra başka işyerinde çalışmaya başladığını, davacının yeni bir iş bulması nedeniyle istifa ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı tarafından başka işyerinde çalışmak için feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tanığı A.. A..’ün mahkemece iki kez ifadesinin alındığı anlaşılmaktadır. Davacı tanığının ilk ifadesinden sonra davalı işverenden olan alacaklarını aldığı ve ilk ifadesinden çok farklı beyanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanığının iki kez aynı konuda dinlenmesi usule aykırıdır. Davacı tanığının ilk beyanı dikkate alınarak fesih ve alacakların belirlenmesi gerekirken davacı tanığının ikinci beyanı dikkate alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkeme karar gerekçesinde davacının fazla mesai alacağının ispat edemediği belirtilirken, hüküm fıkrasında davacının fazla mesai alacağı talebinin kabul edildiği anlaşılmakta olup gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy