Mahkemesi: KDZ.Ereğli 1. İş Mahkemesi
Tarihi: 01/11/2013
Numarası: 2012/464-2013/494
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde işçi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendi elemanı olmadığını, davacı ile ilgili hiçbir belgenin kurumlarında bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalının alt işverenleri nezdinde çalıştığı ve iş akdinin haklı neden olmadan alt işverenler tarafından sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı, vefatından sonra mirasçıları, davacının 28.03.2002-10.12.2007 tarihleri arasında davalının alt işverenlerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı ise ısrarlı savunmalarında davacının kendi çalışanı olmadığını, davalı şirketten iş alan alt işveren firmalarda çalışmadığını savunmuştur. Davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde, 1......8 sicil nolu işyeri olan ... Cemi San. 28.03.2002-17.11.2003, 1....1 Sicil Nolu İşyeri Olan M..._Çelik_ 18.11.2003-02.02.2004, 1...2 Sicil Nolu İşyeri Olan İşler Gemi San 19.02.2004-31.05.2006 Ve 1...9 Sicil Nolu İşyeri Olan O... Pazarlama’da 01.06.2006-10.12.2007 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya içindeki evrakların incelenmesinde, davalı Erdemir ile dava dışı şirketler arasında hizmet alımı olduğunu kanıtlayan bir sözleşme ya da bu şirketlerin davalının alt işvereni olduğunu kanıtlayan bir belge bulunamamıştır. Davalının bu borçlardan sorumluluğu yasa gereği, alt işverenin borcundan sorumluluktur. Ancak aradaki hizmet alım ilişkisinin ve alt-asıl işveren ilişkininin kanıtlanamaması nedeniyle verilen kabul kararı isabetsizdir. Mahkemece, eksik inceleme ile davalı ile davacının çalıştığı dava dışı şirketler arasındaki ilişki açıkça ve tereddüde yer vermeyecek şekilde kanıtlanmadan, tek bir tanık beyanına itibarla davalının kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.