Mahkemesi : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 23/10/2013
Numarası : 2012/721-2013/734
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, emekli olarak işten ayrıldığını, yıllık izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını, kömür yardımının ve fazla mesai ücretinin eksik ödendiğini, KHK ile getirilen tazminatın ödenmediğini iddia ederek yıllık izin ücreti ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iddialarının asılsız olduğunu, tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 10/09/2012 tarihli ilamı ile, davacının temyiz itirazı yerinde bulunarak yıllık izin ücreti bakımından davacıya yıllık izne ilişkin talebi açıklattırılarak talep konusu dönemle ilgili olarak davalı işverenin eğer var ise yıllık izin defterleri, davacının çalışma sürelerini ortaya koyacak puantaj kayıtları, yıllık izin ödemelerine ilişkin bordrolar ve benzeri tüm kayıt ve belgelerin ibrazından sonra bu belgeler üzerinden yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrası sonuca ulaşılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme davalı Belediye'den yıllık izne ilişkin belgeleri getirttikten sonra bilirkişiden ek hesap raporu almış, bu rapora göre yıllık izin ücretinin miktarını belirlemiş, taleple bağlı kalarak alacağı hüküm altına almıştır.
Hükme esas alınan 15/05/2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının çalışma süresine göre hakettiği yıllık izin süresinin 680 gün olduğu, bordro ile 1996-2005 arasındaki döneme ait ödenen yıllık izin parasının işlemiş faizi ile birlikte ve keza 2006-2010 yıllarına ait yıllık izinler için ödenen miktarın tenzil edilmesinden sonra davacının hakettiği yıllık izin ücretinin brüt 46.690,87 TL olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili davacının ücreti ödenen yıllara ait izinlerini de kullandığını, kullandığı izin süresinin yıllık izin kartına göre 540 gün olduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmiş ise de alınan ek hesap raporunda davalının itirazının yerinde olmadığı yönünde görüş bildirilerek hesaplamada değişiklik yapılmamıştır.
Dosya içinde bulunan davacının imzası ve altında Belediye yetkilisinin oluru bulunan yıllık izin kullanım belgelerine göre davacı 1985-2005 yılları arasında toplam 530 gün izin kullanmıştır. Davalı işverenin kamu kurumu olduğu dikkate alındığında yıllık izin kartında davacının imzası bulunmasa da bu belgelere itibar etmek gerekmektedir. Bu nedenle davacının hak ettiği toplam 680 gün izinden 530 gününü kullandığı kabul edilerek bakiye 150 gün için yıllık izin ücreti hesap edilmeli, bundan davacıya iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenen brüt yıllık izin ücreti mahsup edilerek bakiye yıllık izin ücreti belirlenmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy