Mahkemesi : Bursa 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 29/11/2012
Numarası : 2011/112-2012/827
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde temizlik işçisi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem tazminatı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendi işçisi olmadığını ve iş akdini kendisinin feshetmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin dava dışı son işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ihbar tazminatını hak edip etmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir.
Somut olayda, son işveren olan dava dışı Babacan ..… Ltd.Şti. 4.10.2010 tarihinde işçiye yaptığı ihbar önelli fesih bildirimi ile iş akdinin 15.12.2010 tarihinde feshedileceğini bildirmiştir. Bilirkişi tarafından da, işçinin ihbar tazminatı hakkının olmadığı belirlenmiştir. Mahkemece, davacının iş akdinin, işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, ihbar tazminatı da hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı asıl işverenin sorumluluğu, 4857 sayılı İş Yasasının 2/6.maddesi gereği alt işverenin borcundan sorumluluktur. Yani alt işverenin sorumlu olmadığı bir alacaktan sorumlu tutulamaz. Bu durumda davacının iş akdinin, usulüne uygun ihbar öneli tanınarak feshedildiği göz önünde tutularak ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 25.9.2005 tarihinde işe başladığını bildirerek talepte bulunmuştur. Daha sonra 21.3.2012 tarihli celsede “davacının işe başlama tarihi sehven 25.9.2005 olarak bildirilmiş olup, asıl tarih 15.10.2003tür” diyerek talep sonucunu genişletmiştir. Ancak davacını bu konuda yaptığı bir ıslah olmadığı gibi yatırdığı bir başvuru harcı da yoktur. Davalı vekili aynı celsede, beyana muvafakat etmediğini açıkça beyan etmiştir. Bu durumda, davacının genişletilmiş talebinin kabulü mümkün değildir. Kıdeminin, ilk dava dilekçesindeki sürelere göre 25.9.2005-15.12.2010 tarihleri arasında, tespiti gerekirken usulüne uymayan düzeltmeye itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalıya iadesine, 15.9.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy